İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan yeni dünyada, 1945’te BM şartının imzalanmasından yalnızca bir yıl sonra, İngiltere öncülüğünde Birleşik Avrupa Devletleri kurulması çağrısı yapılır. Winston Churchill’in dile getirdiği bu çağrıda “Avrupa ailesinin kurulmasının başını Fransa ile Almanya çeksin, Britanya, ABD ile Sovyet Rusya da buna dışarıdan destek versin.” denilmiştir.
1947’de yaşlı kıtaya Marshall yardımı başlar, 1949’da NATO anlaşması imzalanır, nihayet 1951’de Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya’nın imzaladığı Paris Anlaşması’yla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) sahneye çıkar.
Türkiye, tarafını o dönem ABD / Avrupa ekseninden yana kullanır ve TBMM resmen bunu yasalaştırmış olur.
AKÇT, 1957’deki Roma Anlaşması’yla sermaye, mal, hizmet ve emeğin serbest dolaşımı ilkesini temel alan Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) dönüştü. 1959’da AET’nin kapısını çalan Türkiye Başbakanı ise, ülkesine liberalleşme vaad ederken, “küçük Amerika” olma hedefini koyan Adnan Menderes’ti. Sömürgeci Avrupa güçlerinin paylaşım savaşından kurtulmasından 30 yıl sonra, Türkiye’nin başvurusuna, “kuruluşundan beri Batı’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu hissettiği” yazıldı.
Yeni Ülke Dergisi'nin "Merdan Yanardağ'a Özgürlük" etkinliği yoğun katılımla gerçekleşti. Yanardağ'ın dostlarının konuşma yaptığı etkinlikte…
Çağımız ekonomistlerin piyasayı rasyonel bireylerin buluştuğu ve üretimin gerçekleştiği ortam olarak algıladığı, Foucault gibi kimi…
Laiklik Meclisi üyesi Ahmet Saltık, Erdoğan'ın laikliğe sahip çıkan yurttaşlara yönelik sözlerine tepki gösterdi. Saltık,…
TSE, önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda çalışanlara gönderdiği mesajda, öğle yemeği servisinin ‘tadilat’ gerekçesiyle…
Öğrenci Veli Derneği Antalya Şubesi, MEB'in “Ramazan etkinlikleri” genelgesinin okullarda laik ve kamusal eğitim ilkesini…
"AKP Anayasa Komisyonu" üyesi Hayati Yazıcı, "Maddeleştirilmiş bir çalışmayla diğer partilere gitme şeklinde bir niyetimiz…