İngiliz işgal makamlarınca telkin edilen ve Yunan Başbakanı tarafından verilen bir ultimatomla ELAS’tan silahlarını teslim edip Atina’yı terketmesi istendi. Winston Churchill’in iddialarına göre ELAS Atina’da terör havası estirmekte ve Moskova tarafından yönetilmekteydi. Yine Churchill’e göre savaş sırasında Almanlardan çok EDES’e karşı savaşmıştı.
Bu iddialara karşın ELAS aslında, savaştan önce Metaxas’ı devirmek için kurulan ve giderek Nazilere karşı direnişte etkin rol oynayan solcu unsurları içinde barındırmaya başlayan bir örgüttü. 1944 yılının sonunda üye sayısı iki milyona ulaşmıştı. ELAS, Metaxas’ın baş destekçisi Kral George’a da karşıydı. Kısaca, ELAS’ı harekete geçiren etken (Churchill’in iddialarının aksine) Moskova değil iç politika kaygılarıydı. Ayrıca, savaş sırasında İngiliz Savunma Bakanlığı ELAS’ı desteklemiş; hatta Churchill 1944 ilkbaharındaki Lübnan Toplantısı’nda ELAS ile EDES’i Nazilere karşı Georges Papandreu’nun komutası altında işbirliği yapmaya ikna etmişti. (Dolayısıyla, savaş sırasında ELAS’ın EDES’e karşı savaştığı görüşü doğru kanıtlara dayanmamaktadır.)
ELAS, verilen ultimatoma uymadı. Uymama gerekçesi olarak İngiltere’nin Yunanistan’da Kralı ve kralla birlikte sağcı bir diktatörü işbaşına getireceğinden endişe etmesini gösterdi. Bunun üzerine Atina ve çevresinde başlayan silahlı çatışma üç hafta kadar sürdü.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…