Anayasa Mahkemesi (AYM), yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir maddesinin iptali istemini reddetti.
AYM, daha önce ilk incelemesini yaptığı, içinde makul şüphenin de yer aldığı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili kararını verdi. Anayasa Mahkemesi, CHP’nin ‘iptal ve yürütmeyi durdurma’ istemini reddetti.
AYM’nın iptal istemini reddettiği bazı maddeler şöyle: “Yargıtay’da tetkik hâkimlerinin görevlendirilmesinde Yargıtay Başkanı’nın devre dışı bırakılarak atamaları tamamen HSYK’nın yapması. HSYK, yargı paketindeki bu maddeyi kullanarak Yargıtay’da genel sekreter yardımcılarının da aralarında bulunduğu 63 tetkik hâkim ve savcıyı görevden almıştı.
HSYK’nın ceza mahkemeleri arasında ‘ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımı’ yapması. Bu durum, yeni özel yetkili mahkemeler uygulamasını geri getireceği nedeniyle eleştiriliyordu.
Ceza Muhakemesi Yasası’nda (CMK) yapılan ‘makul şüphe’ düzenlemesi. (Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.)
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa şüpheliye veya sanığa ait taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma.
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar kapsamında da iletişimin tespiti, dinlenmesi kayda alınması ve teknik araçlarla izlenmesi.
Soruşturma evresinde avukatın dosya içeriğini inceleme veya belgelerden alma yetkisinin, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilmesi.
Bu haber en son değiştirildi 25 Aralık 2015 09:11 09:11
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…