Reklam
Kategoriler: İç Açı

“Biber gazından öldüğü kanıtlandı”

Reklam

Yalova’da, üç yıl önce Çayan Birben’in polisin sıktığı biber gazı sonucu ölümüne ilişkin davaya devam edildi. Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan haklarında dava açılan tutuksuz 4 sanıktan İbrahim Baltacı katıldı. Diğer sanıklar Tekin Ceyhan, Ercüment Küçükakça ve Serhat Ayhan Yeni ise duruşmaya gelmedi.

Mahkeme Başkanı Metin Uğur, standart biber gazı spreylerinin içerikleri, insan sağlığına zararı, öldürücü etkilerinin bulunup bulunmadığı, kişide önceden var olan rahatsızlıklara bağlı ölüme neden olup olmadıklarına ilişkin Adli Tıp Kurumu 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu ve Yalova Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce hazırlanan raporların kendilerine ulaştığını belirtti. Raporlarda, polisin gaz sıkması ile Birben’in beyin kanamasından ölmesi arasında nedensellik bağı olduğu belirtildi.

Ancak bu raporlara rağmen mahkemenin tavrında herhangi bir değişiklik olmadı. Tutuklama talebini reddeden mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını sunmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

“Yakın mesafade hayati tehlike yaratabilir”

Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç bölümünde, “Spreyin, üzerine sıkıldıkları kişilerde deri ve mukozalarında tahrişe, gözde tahriş, yanma ve yaşarmaya, laringospazma, baş ağrısına ve kusmaya neden olabileceği, bu bulguların astım, kardiyovasküler sistem hastalığı gibi durumlarda özellikle kapalı ve yakın mesafelerden maruz kalındığı durumlarda daha belirgin olabileceği, sorulduğu üzere kişinin kendisinde mevcut olan hastalığın mahiyet ve derecesine göre hayati tehlikeye neden olabileceği oy birliği ile mütalaa olunur” ifadesine yer verildi.

Öte yandan yine dosyaya giren Yalova Adli Tıp Şube Müdür Vekili Uzman Doktor İrfan Çakır’ın 5 Kasım 2015 tarihli raporunda ise, Çayan Birben’e biber gazı sıkıldığı, biber gazı etken maddesi olan Capsaicin’in “oleoresin capsicum” adı verilen bir tür biber ekstresi olduğu belirtildi. Bu etki nedeniyle deri, göz ve mukozalarda tahrişe, yanma ve yaşarmaya, baş ağrısına ve kusmaya neden olabileceği anlatıldı.

Raporda, “Yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruziyetin olayın efor ve stresiyle birlikte kişinin kendisinden mevcut olan beyin-damar anevrazması rüptürüne neden olabileceği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği beyin-damar anevrazması rüptürü arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu cihetle, kişinin beyin kanaması geçirmesinden kolaylaştırıcı bir etken olarak rol oynadığı…” tespitine yer verildi.

Böylece Çayan Birben’in polisin biber gazı sıkması nedeniyle öldüğü kanıtlanmış oldu.

Bu haber en son değiştirildi 7 Kasım 2015 13:52 13:52

Reklam

Önceki Haberler

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41
Reklam