İran ve Suudi Arabistan’ın ilk kez aynı masaya oturduğu, Suriye barış sürecine ilişkin yürütülen, Viyana görüşmelerinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın geleceği konusunda uzlaşma çıkmamasının ardından, Tahran karşı hamle yaparak görüşmelerin verimsiz olması durumunda müzakerelerden çekilebileceğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hossein Amirabdollahian, cuma günü yapılan toplantıda, başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı ülkelerin olumsuz ve yapıcı olmayan bir rol oynadığını belirterek, görüşmelerin verimsiz olması halinde Tahran’ın müzakerelerden çekilebileceğini vurguladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adel al-Jubeir ise Viyana toplantısının ardından Beşar Esad’ın siyasi geleceğine ilişkin bir anlaşmaya varılamadığını ve IŞİD’in gücünü ortadan kaldırmanın tek yolunun Esad’ın iktidarı terk etmesi olduğunu söylemişti.
Viyana’da geçtiğimiz hafta ikincisi yapılan Suriye krizine ilişkin toplantıdan somut bir sonuç çıkmamıştı. Yayınlanan 9 maddelik bildiride esas tartışma başlığı olan Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Suriye’nin geleceğindeki rolüne ve Suriye’nin bütünlüğüne ilişkin uzlaşmazlık devam etmişti.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de geçen haftaki Viyana görüşmeleri öncesinde Suudi Arabistan’ı ziyaret etmiş, görüşmelerin ardından yapılan açıklamada, “ılımlı muhalif” gruplara desteğin arttırılmasına karar verildiği söylenmişti.
Hafta sonu Bahreyn’de açıklama yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adel al-Jubeir de, görüşmelerin Esad’ın görevden uzaklaştırılması ve Suriye’de bulunan yabancı kuvvetler konusunda tıkandığını ileri sürerek Suudi Arabistan’ın İran’ın da içerisinde bulunduğu bu kuvvetleri “işgalci” olarak gördüğünü belirtti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Amirabdollahian yaptığı açıklamada, Viyana’daki toplantıda Suudi Arabistan’ın, Esad’ın siyasi durumuna ilişkin Suriye halkının değil, masada bulunan ülkelerin karar vermesi konusundaki ısrarına vurgu yaparak, kararın Suriye halkına ait olduğunu belirtti.
Bu haber en son değiştirildi 3 Kasım 2015 20:15 20:15
Pusulamızın bu sayısında NATO’yu ve özelde ise NATO’nun geleceğini masaya yatırdık.
Türkiye'de gerçek bir bağımsız dış politikanın başlangıcı NATO üyeliğinin sona ermesiyle olacaktır. Ancak bu, büyük…
Evet, artık ortak düşman komünizm yok. NATO bileşeni ülkelerinin, çok kutuplu bir dünya kapitalizminde çıkarları…
Çözüm, emperyalizmin bir başka biçimine sığınmak değildir. Çözüm, gerçek anlamıyla bağımsız, barışçıl ve halkların dayanışmasına…
NATO üyeliği, ülkeler için ulusal egemenliğin devredilmesi ve ordunun doğrudan Pentagon’a bağlanması anlamına gelmiştir. Türkiye’de…
TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile düzenlenen eylemde okunan basın metninde temmuz ayında Ankara’da…