Lübnan Sağlık Bakanı Vail Ebu Faur, patlamanın olduğu ilk anda 27 olarak açıklanan ölü sayısının 41’e yükseldiğini, 200’ün üzerinde de yaralı olduğunu açıkladı. Bakan Faur, intihar eylemini gerçekleştiren iki teröristin de ölüler arasında bulunduğunu kaydetti.
IŞİD saldırıyı Twitter üzerinden duyurdu
İntihar saldırılarını, IŞİD terörü örgütü yayınladığı bir yazı ile üstlendiğini duyurdu. IŞİD, intihar saldırılarını gerçekleştirenin ise bir kişi olduğunu açıkladı. IŞİD, Hizbullah’ın Suriye’ye verdiği desteği de hatırlatarak bu eylemi bir misilleme olarak gerçekleştirdiğini belirtti.
IŞİD’in destekçilerinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, IŞİD üyelerinin önce patlayıcı yüklü bir bisikleti havaya uçurdukları, daha sonra da bir intihar eylemcisinin toplanan kalabalığın ortasında üzerindeki patlayıcıları infilak ettirdiği belirtildi.
Polis, iki intihar saldırganının, bir alışveriş merkezinin önünde, üzerlerindeki patlayıcı düzenekleri infilak ettirdiğini söyledi.
Beyrut yönetimi, yarın için resmi yas günü ilan ederek bölgede sıkı güvenlik önlemi aldığını duyurdu. Asker, polis ve istihbarat görevlilerine ülke çapında güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkarması için yetki verildiği aktarıldı.
Beyrut’ta Hizbullah’ın güçlü olduğu bölgelerde Temmuz 2013 ve Ocak 2014 arasında 9 saldırı düzenlenmiş ve 100’ü aşkın kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıların çoğunu Sünni cihatçı çeteler üstlenmişti.
Bu haber en son değiştirildi 14 Kasım 2015 13:49 13:49
Türk-İş Konfederasyonu tarafından hazırlanan açlık ve yoksulluk araştırmasına göre Eylül'de açlık sınırı 37 bin 801…
ABD yönetimi, Küba'ya yönelik seyahatlere yeni kısıtlamalar getirirken, bazı finansal işlemlere ilişkin yasağı genişletti ve…
TÜİK verilerine göre, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı…
Tüm bu sorunların çözümü, “sistem karşıtı” bir muhalefetle ve kapitalist sisteme son verilerek yerine emekçilerin…
Flydubai’nin Dubai-Tel Aviv seferini yapan yolcu uçağının Ürdün hava sahasında önce acil durum, ardından uçak…
Siyaset ve diplomasi halkların ortak çıkarlarından giderek uzaklaşıp tacir liderlerin al-ver düzenine teslim oluyor.