Kadınlar her geçen gün boşanmak istediği, ayrıldığı, ayrılmak istediği erkekler tarafından ya öldürülmekte ya da şiddete maruz kalmaktadır. Ekonomik krizin baş gösterdiği ve gericiliğin topluma nüfuz ettiği her dönem, kadına yönelik şiddete, kadın erkek eşitsizliğinin artmasına ve kadının toplumdaki rolünün değiştirilmesine kapı aralamaktadır.
Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nin ilgili maddesinde kadına yönelik şiddet ”ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan, cinsiyete dayalı her türlü eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir ve bir insan hakkı ihlali olup kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimidir.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Bütün bunlarla beraber bugüne baktığımızda ise, ülkemizde mevcut iktidarın kadının bütünlüğüne dönük dışlayıcı ve aşağılayıcı söylemleri kadına yönelik şiddetin artması konusunda yeteri kadar veri sunmaktadır.
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’nin imzacılarından olan Türkiye’de her geçen gün artan kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin artması ise başlı başına hesap sorulması gereken bir tablo olarak önümüzde durmaktadır.
Bu haber en son değiştirildi 25 Mart 2016 22:15 22:15
Polonya'nın Krakow kentinde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiği, en az 10…
Bağımsız Maden-İş Sendikası, geçmiş dönem hakları dahil tüm alacakların işçilerin hesaplarına yatırıldığını duyurdu.
Bakırhan, "Bu fırsat değerlendirilmelidir, bekletilmemelidir. Bu sürecin ağırlığına uygun adımlar atılmalıdır. Toplumsal dinamikler de bu…
Aliyev'e mektup yazan Erdoğan "Aziz kardeşim" ifadelerini kullandı.
YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerde ortalama 4 yıllık lisans süresinin 3 yıla düşürülmesi için çalışma…
Eski SPK ve BDDK yöneticilerinden, aralarında eski SKP Başkanvekili Enver Usca'nın da yer aldığı 4…