Murat Belge’nin “Yanlışlıklar Komedyası”

Shakespeare’in eserlerinin üç ana başlıkta toplandığı söylenir: Tarihsel dramlar, komediler ve trajediler.

Murat Belge’nin “Yanlışlıklar Komedyası”

Cengiz Kılçer

Shakespeare’in eserlerinin üç ana başlıkta toplandığı söylenir: Tarihsel dramlar, komediler ve trajediler. Ülkemizdeki bir avuç sol liberal öznenin özellikle AKP diktatörlüğünün/hegemonyasının kurulmasında, yükselmesinde, ilave olarak gerici, işbirlikçi ve emek düşmanı 2. Cumhuriyet rejiminin tesis edilmesindeki çabalarının boşa gittiğini gördükten sonraki halleri, işte bu üç başlıktaki gibi dramdır, komedidir, trajedidir!

Söz konusu “öznelerin” ülkemizin emperyalizme bağımlılığının perçinlenmesinde, sermayenin güçlenmesinde, gericiliğin kamusal alanda kayda değer mevziler kazanmasında katkıları vardır; AKP’nin değirmenine bol miktarda su taşımışlardır. Hatırlamakta fayda var. 2010’da yapılan Referandum, 12 Eylül Anayasası’nın ömrünü uzatmak için bir kan bağışından başka bir şey değilken; AKP’nin 12 Eylül‘ün bakiyesi ve onun devamı olduğu ortadayken, AKP’nin kurulmasında o çok karşı geldikleri “28 Şubat Süreci”nin doğrudan doğruya tesiri malumken, bugün kandırıldıklarını söyledikleri her şeyin farkındaydılar ve elbette gayet farkında olarak “yetmez ama evet” dediler.

Murat Belge ve sol liberal hempaları “Yetmez ama Evet” derken hepsi ortak bir noktada buluşuyorlardı. Güya 12 Eylül 1980 faşist darbesini gerçekleştiren generallere yargı yolu açılacaktı. Fakat kazın ayağı öyle değildi. 12 Eylül darbecilerini yargılama yolunun açılması sadece simgeseldi. Zira, 12 Eylül 1980’nin üzerinden 30 yıl geçmiş ve dava zamanaşımına uğramıştı aslında. Yetmez ama Evetçi sol liberaller AKP tarafından Murat Belge’nin deyimiyle “mandepsiye” (Rumca: mándapse; Tuzak, oyun) getirilmişlerdi.

Seçimlere bir hafta kala bu zat-ı muhteremlerin “kandırıldık” itiraflarını yayın organlarında okumaya başladık. Önce çözülen Orhan Pamuk oldu. Nobel ödüllü yazar Pamuk, ABD’de yayınlanan Time dergisindeki “10 Soru” sayfasında Türkiye’deki gidişatı değerlendirip, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Gittikçe otoriterleşiyor, demokrasiye saygı duymuyor” ifadesini kullanmıştı.

Şimdi ise benzeri bir itiraf Murat Belge’den geldi. Cemaat’in gazetelerinden Bugün’e röportaj veren Belge, “‘Evet’ diyenler kandırıldı mı?” sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Bence evet. Zaten bütün bu olanlar bir kandırmaca haline geldi sonunda. Ben de doğrusu kendimi kandırılmış hissediyorum.” Ama Murat Belge, kibri ve küstahlığı da elden bırakmıyor: “Elim kırılaydı da oy vermeseydi diyecek halim yok.” diyor.

Hürriyet’in/Doğan Grubu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çekişmesi ile ilgili soruya da, “İnişli çıkışlı ama Erdoğan’ın basın anlayışı, Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin basın anlayışından çok farklı değil.” yanıtını veriyor. Anti-komünizmini de fırsattan istifade belirtmeyi kazara solcu sıfatıyla adlandırılmamak için mi vurgulama ihtiyacı hissediyor, bilinmez.

Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs 2011’de Tayyip Erdoğan’ın yaptığı AKP mitingi öncesinde polisin sıktığı biber gazıyla yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu’yu Ergenekon ile ilişkilendiren Murat Belge, AKP hükümetinin basın anlayışını elbette Hitler Almanya’sındaki, Mussolini İtalya’sındaki basınla ilişkilendirmeyecek kadar çürümüş kokuşmuştur.

Başından beri suç ortağı olan bu cenah bugün, iddia makamıyla cezai indirim için anlaşma yapmanın yolunu mu aramaktadır, üzerine bulaşan kanı silmeye mi çabalamaktadır, 2. Cumhuriyet yerleştirilmeye çalışılırken “bana da bana da” diyerek şimdiden kendisine yer mi ayarlamaya çalışmaktadır? Tahminimiz, bütün bunların hepsidir bu beyanatların altında yatan…

Can Yücel’in dizeleriyle bağlayalım:

Dönmeyenler

öyle keyifli yazıyorum ki
bu adamlar hem üniversitede var
hem gastede yazar
hem de bozarlar
asaf savaş sakat
ve belgeli murat
bu murat belgeli murat
çok ingilizce bilir
ama hel’sinkiyle güvey girer
bu özel üniversite randevucuları
aydın doğan solcuları
dünyaya birşey öğreteceklerini
sanırlar
ekonomi ekonomi diye
kendilerini unuttukları gibi
bizleri de unuturlar
bu adamların listesi
asaf savaş sakat
belgeli murat
ekonomist mete tuncer
turker alkan, fisun özbilgen
başlangıç celal
laçiner’i sayıyorum

adları lazım degil esasında
kendileri lazımlık