Kanlı Pazar, 16 Şubat 1969 tarihinde İstanbul Taksim Meydanı’nda ABD’nin 6. Filo’sunu protesto etmek için 76 gençlik örgütünün toplandığı sırada meydana gelen olaylardır. Tarihçi Feroz Ahmad ise olayı “organize bir faşist şiddet örneği” olarak nitelemiştir.
6. Filo’nun İstanbul’a gelişini protesto eden Ankara, İzmir, Trabzon ve İstanbul’daki küçük çaplı gösterilerin ardından, öğrenci ve işçi örgütleri 16 Şubat’ta İstanbul’da emperyalizm ve sömürüye karşı bir yürüyüş ve miting yapma kararı aldı. 76 gençlik örgütünün katılacağı gösteri için valilikten gereken izin de alınmıştı.
Gösteri yapılmadan önceki günlerdeyse gerilim artmıştı, çünkü 14 Şubat’taki Cuma namazından sonra Komünizmle Mücadele Derneği ile sağ kesimin denetiminde olan Milli Türk Talebe Birliği’nin öncülüğünde “Bayrağa saygı” mitingi düzenlendi. Bu mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek halka iki gün sonra düzenlenecek olan 6. Filo’yu Protesto Yürüyüşü’nde komünistlere gereken dersi vermek üzere toplanma çağrısı yapıldı.
16 Şubat günü, göstericiler Taksim’e doğru yürüyüşe geçmek üzere Beyazıt’ta toplanırken, “komünistlere gereken dersi verme” çağrısına uyan sağ görüşlü kişiler de Taksim Meydanı’na geldiler. Burada toplu kılınan namazın ardından taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyuldular. Beyazıt Meydanı’nda toplanan gençlik örgütleri yürüyüşe geçtiler. Sultanahmet, Sirkeci, Eminönü, Karaköy ve Dolmabahçe üzerinden Taksim Meydanı’na ulaşan göstericilerin önünü kesen polis, alana küçük gruplar halinde girmelerini sağladı. Alana girenler de burada bekleyen ve sadece iki sıra olan polis barikatını kolaylıkla aşan sağcıların sopalı, taşlı ve bıçaklı saldırısına uğradı. Tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü. Olaylar sırasında Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü. Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.
Ertesi gün Hürriyet gazetesinde yayınlanan Ali Turgut Aytaç’ın bıçaklandığı anı gösteren fotoğrafta bir toplum polisinin olayı sadece izlemekle yetindiğini anlaşılması toplumda büyük tepki yarattı. İktidardaki Adalet Partisi dışındaki siyasi partiler dönemin iç işleri bakanı Faruk Sükan’ın istifasını istediler. Buna karşılık, Sükan suçu solcu öğrencilere yükledi ve polisin normal görevini yerine getirdiğini belirterek tepkilere kayıtsız kaldı. Bu arada AP üyesi bazı milletvekilleri de suçlamalara katıldılar. Hatta AP senatörü Mahmut Vural konuyla ilgili bir genel görüşme açılmasını istese de sadece olay hakkında kısıtlı bir soruşturma yürütüldü.
Bu haber en son değiştirildi 16 Şubat 2016 12:52 12:52
Raporda "Dünyada ve Türkiye’de sınıf mücadelesi keskinleşirken, sol siyasetin güçlenme koşulları gelişirken sosyalist hareketin bu…
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı'ndan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yapılan açıklamada laikliğin önemine…
Yeni Yugoslavya Komünist Partisi (NKPJ), 25 Ekim'de gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından yaşanan hükümet değişikliğinin, Sırbistan'daki…
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emekli aylıklarında iyileştirme yapılacağını duyurmasının ardından Prof. Dr. Aziz Çelik, 2027 bütçesini…
Gazeteci İsmail Saymaz, Türkiye ile Azerbaycan arasında Oktay Saral'ın açıklamalarıyla başlayan gerilimin perde arkasına ilişkin…
Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, parti üyeliğinin askıya alınması için parti yönetimine başvuracağını duyurdu.…