Komsomolskaya Pravda yazarı Abbas Cuma, Türkiye’nin sığınmacı krizini AB’ye karşı şantaj olarak kullandığını yazdı. Cuma, Türkiye’nin mevcut sığınmacı politikasıyla ucuz iş gücü ile Arap ülkelerinin parasını elde etmeye çalıştığını belirtti.
Türkiye’de 2 milyondan fazla ‘davetsiz misafir’ bulunduğunu ve bunun ekonomik yük ile terör saldırıları gibi iki ciddi sorun yarattığını kaydeden Cuma, “Diğer taraftan ise bu durum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde bir koz ve Erdoğan, Avrupalı meslektaşlarına bu kozun varlığını sık sık hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye yasadışı göçü durdurmak için önlem almak yerine bunu teşvik ediyor
Bu bağlamda Avrupalı liderlerin Ankara’ya yönelttiği, ‘Türkiye yasadışı göçü durdurmak için önlem almak yerine bunu teşvik ettiği’ yönündeki suçlamaların haklı olduğunu belirten Cuma, Türkiye’de sığınmacılar için uygun koşulların oluşturulmamasının bunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Yasadışı çalışan yabancıların sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor
“Sığınmacılar için Türkiye’de işe girmek, kalacak yer bulmaktan daha zor. Geçici koruma altında bulunan yabancıların istihdam edilmesini kolaylaştıran yasanın kabulüne rağmen sadece birkaç bin kişi işe girebildi. Bununla birlikte yasadışı çalışan yabancıların sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor” ifadelerini kullanan Cuma, makalesini şu şekilde sonlandırdı:
“Türkiye, sığınmacıları topraklarında ağırlayarak, uluslararası toplumun asil şövalyesi olmayı arzuluyor ancak aslında bu sadece ‘halkların göçünü’ düzenleme ve ucuz iş gücüyle Arapların parasını elde ederek fayda sağlama girişiminden ibaret.”
Bu haber en son değiştirildi 5 Mart 2016 00:08 00:08
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…
Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…