60 yıla yakındır devam eden ABD’nin Küba’ya dönük ambargosu 2014 yılındaki görüşmelerden sonra azalsa da devam ediyor. ABD Başkanı Obama yasanın yürürlülük süresini bir yıl uzattığını duyururken, bunun “ABD’nin çıkarları açısından zorunlu olduğunu” belirtti.
ABD ile Küba arasında devam eden “yumuşama” politikasının ürünü olarak Washington’da toplanacak ABD-Küba İş Zirvesi öncesinde açıklanan duyuruya göre, “Düşman Güçlere Karşı Ekonomi Kanunu” 17 Eylül 2017 tarihine kadar uzatıldığı ilan edildi. Blokaj ve ambargonun devam edeceğine ilişkin veriler birkaç gün önce açığa çıkarken, 9 Eylül günü Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez bu absürd yasanın derhal kaldırılmasının gerektiğini dile getirdi.
Ambargonun maliyeti 750 milyar doları aştı
2014 yılındaki açıklamadan bu yana bazı adımların atıldığını ancak bu adımların çok sınırlı olduğunu ifade eden Rodriguez, ambargonun maliyetinin geçtiğimizz 4.7milyar dolara neden olduğunu, 60 yıla yakın devam eden ambargonun Küba ekonomisi için maliyetinin 750 milyar doları aştığını bildirdi.
Ambargonun ilişkilerin normalleşmesinin önündeki en büyük engel olduğunu belirten Rodriguez, Küba’daki değişimin sadece Kübalılar tarafından yapılabileceğini ifade etti.
Ambargonun devam edeceğinin açıklanmasının ardından toplanacak ABD-Küba Zirvesinin ise gerilimli geçeceği düşünülüyor. ABD’nin bu görüşmelerde ekonomik ve siyasal alanda “liberalleşmeyi” Küba’nın önüne koyacağı bildirilirken, Küba kayıtsız şartsız bir biçimde ambargonun kalkmasını istiyor.
Ambargonun kalkması Küba ekonomisini güçlendirecek
Küba açısından ambargo üçüncü ülkelerle ticaret yapmanın önündeki bir engel olarak bilinirken, özellikle ABD’de de yaşayan Kübalı göçmenlerin dövizlerinin ülkeiçine geri dönmesinin önünde de önemli bir engel olduğu düşünülüyor. Uzun yıllar devam eden ambargo sonucunda Küba’nın bir dizi ekonomik faaliyeti zarar görürken, yıllar içinde Küba dayanışma yoluyla ambargoyu geçersiz kılmayı başarmıştı.
Bugün BM’de yalnızca ABD ve İsrail Küba’ya tam ambargo uygulayan ülkeler arasında yer alıyor. Diğer ülkeler bu hamlenin kaldırılmasından yana.
Bu haber en son değiştirildi 16 Eylül 2016 20:28 20:28
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer "Trump’ın “petroller bizim” diyerek Venezuela’ya ait kaynakları açıkça gasp etmeyi…
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer, Komünistler Diyor Ki'de ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırısını değerlendirdi.
TKH tarafından yapılan çağrıda "Tam bağımsız Türkiye için NATO’dan çıkılmalı, bütün NATO ve Amerikan üsleri…
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Cebel eş-Şeyh'teki (Hermon Dağı) İsrail…
Halep'te Şam güçlerinin çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı mahallelere saldırmasıyla ilgili Mesud Barzani'yi arayan Colani'nin, "Kürtler Suriye'nin…
Gazeteci Nuray Babacan, iktidara yakın anketlerde İmralı ziyaretinden sonra açılım sürecine desteğin yaklaşık 14 puan…