TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, Gölbaşı Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde düzenlenen AKP Daraltılmış İl Danışma Meclisi toplantısında konuştu.
İyimaya, Türkiye’nin temel sorunlarına dikkati çekerek, yeni anayasa konusunda gelinen noktayı anlattı. Anayasanın, sadece bir medeniyet göstergesi değil, bir milletin demokrasi ruhunun ve seviyesinin göstergesi olduğunu söyleyen İyimaya, “Türkiye demokratik anlamda henüz anayasasına kavuşamamıştır. Demokratik anayasanın olmazsa olmaz en önemli şartı, mimarının millet olmasıdır” dedi.
Osmanlı’dan bu yana yapılan anayasaların, “terceme yoluyla” yapılan anayasalar olduğunu belirten İyimaya, “Şu andaki anayasamızı da bir inşa anayasası olarak görmeyiniz, aslında protez bir anayasadır, takma bacak bir anayasadır” dedi.
İyimaya, 2011 yılında bilhassa partilerinin öncülüğünde oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun hem Türkiye tarihinde hem de Türkiye anayasa tarihinde başarılamayanı başardığını ileri sürerek, “Etkisiz, baskısız büyük milletin nasıl anayasa istediğini büyük bir anayasa havuzunda, talepler havuzunda topladı. Bu tarihi bir belgedir.” değerlendirmesinde bulundu.
AKP olarak uzlaşma temelinde bütün partilerin asgari müştereklerde birleşebileceği bir anayasa projesi üretme konusunda üzerilerine düşeni yaptıklarını iddia eden İyimaya, “Bundan sonra sıra anayasanın Adalet ve Kalkınma Partimiz tarafından projelendirilmesi ve halk oylamasıyla anayasa normuna dönüşmesine kalmıştır. Burada bizim tarihi sorumluluklarımız var. Bir defa yaptığımız iyi kavranmalıdır” ifadelerini kullandı.
Anayasa konusunda iki şey yaptıklarını belirten İyimaya, şunları kaydetti: “1982 Anayasası yürürlükten kalkacaktır, bu çok önemli. Yani revizyonist bir anayasa yapmıyoruz, Anayasa’nın maddelerini tekrarcı bir yaklaşımla yeni bir anayasa yapmıyoruz. 1982 Anayasasının yürürlükten kaldırılması yeni anayasanın yapılmasından, yapılmış olmasından daha önemlidir. Giderek parti görüşü olmaksızın ifade etmeye mecburum ki, yeni anayasa yapmasak dahi bu parlamentonun kurucu iktidar yetkisi içerisinde yürürlükteki anayasayı yürürlükten kaldırması gerçek bir demokratik kazanım olacaktır. Çok önemli, 5 yıl, 2 yıl, 3 yıl anayasasız kalabiliriz, anayasal kurumlar var, anayasal kurumların bağlı olduğu yasalar yani organik yasa dediğimiz yasalar var, bu çok önemli. Ama akıllıca olanı, rasyonel olanı, yeni anayasayı da aynı zamanda, eş zamanlı olarak yürürlüğe koymaktır.”
http://gazetemanifesto.com/2016/04/02/yalcin-akdogan-olmasaydi-olmazdik/
Bu haber en son değiştirildi 3 Nisan 2016 13:28 13:28
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…