Zekeriya Aslan, Türkiye’nin bürokratik bir devlet olduğunu belirterek, “Ben milletvekilliği yaptım. Yaşamış bir insan olarak üzülerek söylüyorum. Biz Meclis’te el kaldırıyoruz. Ama çoğu zaman niye el kaldırdığımızı doğrusu bilmiyoruz. Çünkü milletvekilinin o kanununu okumaya vakti yok ki” dedi.
Aslan, kurumları denetlemediklerini de itiraf etti. “Asla ve asla kurumları yargılamıyoruz ve denetlemiyoruz. Kurumları denetliyoruz ama yol arkadaşı olarak denetliyoruz. Şöyle yapsak daha iyi olur, böyle yapsak daha iyi olur diye. Kesinlikle bir mahkeme gibi yargılama yok bizde. Haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, hakkım gitti, menfaatim gitti, ya da herhangi bir idare haksızlık yaptı diyorsanız, şikayet edip e posta yolu ile bize gönderiyorsunuz hepsi bu. Şikayet edip bırakıyorsunuz. Tabiri caiz ise beleş, hiç para yok. Hiç para vermiyorsunuz. Sizin adınıza her şeyi devlet yapıyor. Keşif ise devlet yapıyor, bilirkişi raporuysa devlet yapıyor, tanık dinlenecekse biz dinliyoruz. Bunların karşılığında şikayetçiden beş kuruş para alınmıyor. Böyle bir şey nerde var?”
Bu haber en son değiştirildi 8 Temmuz 2016 13:33 13:33
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…