Zekeriya Aslan, Türkiye’nin bürokratik bir devlet olduğunu belirterek, “Ben milletvekilliği yaptım. Yaşamış bir insan olarak üzülerek söylüyorum. Biz Meclis’te el kaldırıyoruz. Ama çoğu zaman niye el kaldırdığımızı doğrusu bilmiyoruz. Çünkü milletvekilinin o kanununu okumaya vakti yok ki” dedi.
Aslan, kurumları denetlemediklerini de itiraf etti. “Asla ve asla kurumları yargılamıyoruz ve denetlemiyoruz. Kurumları denetliyoruz ama yol arkadaşı olarak denetliyoruz. Şöyle yapsak daha iyi olur, böyle yapsak daha iyi olur diye. Kesinlikle bir mahkeme gibi yargılama yok bizde. Haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, hakkım gitti, menfaatim gitti, ya da herhangi bir idare haksızlık yaptı diyorsanız, şikayet edip e posta yolu ile bize gönderiyorsunuz hepsi bu. Şikayet edip bırakıyorsunuz. Tabiri caiz ise beleş, hiç para yok. Hiç para vermiyorsunuz. Sizin adınıza her şeyi devlet yapıyor. Keşif ise devlet yapıyor, bilirkişi raporuysa devlet yapıyor, tanık dinlenecekse biz dinliyoruz. Bunların karşılığında şikayetçiden beş kuruş para alınmıyor. Böyle bir şey nerde var?”
Bu haber en son değiştirildi 8 Temmuz 2016 13:33 13:33
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile yaptığı dizel yakıt anlaşmasına tepki gösteren Ukrayna Devlet Başkanı…
Cengiz Çandar, sürece, Erdoğan’ın yeniden adaylığına ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hikmet Kıvılcımlı gençlik yıllarında bir parçası olduğu sosyalist mücadeleyi ömrünün sonuna kadar imrenilecek bir direnç,…
Kamu yönetiminde çok önemli bir değer ve uygulama olan liyakat, devlet dışına itilmiş ve adeta…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP'ye katılım sürecine dair konuştu. İlk geçiş teklifini Murat…
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi devlete ait borsasını özelleştirmeye hazırlanırken Tel Aviv Borsası satın alma yarışında…