Reklam
Kategoriler: AnalizEmek Postası

ANALİZ | 3 sendika neden DİSK Genel Kurulu’nu terk etti?

Reklam

Haftasonu gerçekleşen DİSK Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın protesto edilmesi ile gündeme geldi. Genel Kurul’a damgasını vuran bu protestoyla ilgili hızlıca soruşturma açılırken, Genel Kurul’da sendikalar arası çekişme dikkat çekti. 12-13-14 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen Kurul, genel olarak sönük geçerken, son gün Birleşik Metal İş sendikasının da içlerinde yer aldığı üç sendikanın Genel Kurul seçimlerinden çekilmesi dikkat çekti.

Birleşik Metal İş, Nakliyat İş ve Sosyal İş delegelerinin “DİSK’in sınıf sendikacılığı ve demokrasi anlayışına yakışmayan hareketlerden ötürü” Genel Kurul seçimlerinden çekildiklerini açıklarken, tartışmanın fitilini yeniden Genel Sekreter seçilen Arzu Çerkesoğlu ateşledi. DİSK’in geçen Genel Kurul’un itibaren yaşanan sürtüşme bu Genel Kurula da taşınırken, Arzu Çerkesoğlu’nun Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nu kast ederek “Benimle neden görüşmedi hiç anlamıyoruz” şeklinde konuşması ipleri kopardı.

İki çizginin çekişmesi

DİSK içindeki saflaşma büyük oranda geçmişin izlerini taşırken, uzun yıllardır sendika içinde Birleşik Metal-Genel İş çekişmesi yaşanıyor. Konfederasyonun en büyük iki sendikasını oluşturan bu iki sendika, tarihsel olarak birbiriyle çekişirken özellikle DİSK’in yeniden kurulduğu 1992’den sonra çekişme büyük oranda seçimler boyutuna indirgendi.

Genel-İş sendikasının CHP’li belediyelerden aldığı toplu sözleşme gücüyle elde ettiği aidat ve delege gücü sendikanın çizgisini uzun yıllardır şekillendirirken, sınıf sendikacılığına daha yakın bir çizgi izlemeye çalışıyor. Son yıllarda çekişme daha da güçlenirken, sınıf içinde yol almak için çabalayan ve işçi sınıfının geleneksel bölmeleri içinde daha hareketli bir dönem yaşayan metal işçisi sendikal alanda kendine daha fazla yer bulmaya çalışıyor.

Sendika içi çekince: “KESK’leşme”

DİSK’in son yıllarda etkisizleşen görüntüsü ve giderek artan HDP ağırlığı sendika içinde “KESK’leşme” olarak değerlendiriliyor. 90’lı yıllarda memur sendikacılığının fiili-meşru mücadele ile kazandığı sendikal mevziler bu alanda Kürt Hareketi’nin ağırlığını koyması ve devletin bu alanı manipüle etmesi sonucu etkisizleşirken, DİSK’te de benzer bir sürecin yaşandığı konuşulmaya başlandı. Bununla birlikte KESK bu süreçten “tekleşerek” çıkarken, DİSK’in tamamen dağılacağı da ifade ediliyor.

Arka planda güç kazanan anlayış: Güdümlü sendikacılık

Nakliyat-İş ve Sosyal-İş sendikaları da benzer bir kaygıyla hareket ederken, bazı küçük sendikaların da bu sendikaları izleyebileceği ifade ediliyor. Genel-İş içinde de ibrenin HDP yönünde kaydığı belirtilirken, bu sendika içinde toplu sözleşmeler bakımından CHP ağırlığı devam ediyor. Diğer küçük sendikaların bir kısmı belirli hesaplar gereği Genel-İş’ten yana tavır alırken, özellikle geçen kongreden bu yana Lastik-İş sendikasının ağırlığı giderek artıyor.

Lastik-İş 12 Eylül sonrası tekrar kurulan DİSK’te Tekstil sendikasıyla birlikte en geri ve uzlaşmacı çizgiyi temsil ediyor. Sendikanın elinde tuttuğu çoğu işletmede “güdümlü sendikacılık” anlayışı ile yıllardır alan kapattığı biliniyor. Siyasal çizgi olarak MHP’nin etkili olduğu sendika, Türk-İş’deki muadillerini aratmıyor.

Lastik-İş’in bir önceki kongrede Dev-Sağlık İş ve Genel İş ile kurduğu ittifak sendikayı yönetirken, bu Genel Kurul’da da benzer bir tablonun oluşması bu üç sendikanın canını sıktı. Özellikle metal direnişi sonrası sendikada daha etkili olmak isteyen Birleşik Metal için tablo malumun ilanıydı.

Şimdi ne olacak?

Üç sendikanın çıkışı DİSK’teki dengeleri sarsmaya devam edeceği, benzerken bu sendikadaki etkisizlik dar Genel Kurul ittifaklarıyla bozulamaz. Sendikal alandaki etkisizlik, işçi sınıfının büyük bölmesinin sendikal alana uzaklığı, sendikaların fiili-meşru mücadele çizgisini kavrayamaması düşünüldüğünde bu çıkışın sınıf sendikacılığını güçlendirmesi şimdilik beklenmiyor. Ancak önümüzdeki dönemde ivme kazanacak bir sınıf mücadelesinin ve kararlı bir mücadele hattının bu alanı cesaretlendirmesi hiç zor değil.

Bu haber en son değiştirildi 17 Şubat 2016 10:07 10:07

Reklam

Önceki Haberler

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41

Laiklik Meclisi: 98 yıl önce bugün, “Devletin dini İslam’dır” hükmü Anayasadan çıkarılarak laiklik yönünde büyük bir adım atıldı

Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…

10 Nisan 2026 17:59
Reklam