Geçtiğimiz günlerde Batı medyasında “vergi cennetleri”ne ilişkin haberlerin ardından yayınlanan Panama Belgeleri’nde dünyanın en zenginlerinin vergi kaçırmak için hangi yollara başvurdukları ortaya seriliyor. Bu haliyle belgelerin kapitalizmin tüm pisliğini de gösterdiği söylenebilir.
Panamalı hukuk bürosu Mossack Fonseca’nın ABD’deki popüler söylemle “yüzde 1″in önemli bir kısmının servetini gizleme yönteminin sızdırılmış olması elbette olumlu.
Rusya öne çıkacak kadar “faal” mi?
Ancak sızıntının basına yansıyan kısmında şüphe çeken bir durum var. Öncelikle 11 milyon sayfalık belgelerin içinde Rusya’nın öne çıkartıldığı görülüyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra “oligarklar rejimi” haline gelen Rusya’da kendisine düşman gördüklerinin yerine başkalarını geçirdiği biliniyor. Bu haliyle Putin ve Rusya ifşaatının şaşırtıcı bir yanı yok.
Öte yandan, emperyalist dünyadan ise neredeyse kimsenin adı geçmiyor. İngiliz Guardian gazetesine sızdırılan belgelerin Batılı büyük şirketlerin çıkarına kullanıldığı anlaşılıyor.
Belge incelemesine gönüllü sansür
Örneğin, Almanya’da yayın yapan Suddeutsche Zeitung gazetesi, belgelere ilişkin incelemenin Birleşmiş Milletler tarafından uygulanan yaptırımlarla bağlantılı olarak isimler üzerinden yapıldığını açıkladı. Bu ülkeler arasında Zimbabve, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Rusya ve Suriye başı çekiyor. Dahası Guardian sızdırılan belgelerin önemli bir kısmının da “gizli” kalacağının garantisini en baştan verdi.
Eric Snowden tarafından sızdırılan belgeleri İngiliz Gizli Servisi MI6’nın talimatıyla yok etmesiyle bilinen Guardian gazetesi, emperyalist bloktan bir sızıntı olmaması için incelemeyi Birleşmiş Milletler yaptırımlarıyla sınırlı tutarak diğer belgelere bakmayı dahi tercih etmiyor.
Belgeleri yayınlayanlar kimler?
Bu haliyle Panama Belgeleri’nin emperyalist devletlerin hizmetine sunulmuş olduğunu söylemekte bir beis yok. Aslında belgeleri yayınlamaya başlayan Uluslararası Araştırması Gazeteciler Birliği’ni (International Consortium of Investigative Journalists-ICIJ) inceleyince durum daha da berraklaşıyor.
Bu grup tamamen ABD’deki Kamusal Dürüstlük Merkezi (Center for Public Integrity-CPI) tarafından finanse ediliyor. Peki CPI’nın finansörleri arasında kimler var? Ford Vakfı, Carnegie Vakfı, Rockefeller Aile Vakfı, W.K. Kellogg Vakfı ve Açık Toplum Vakfı’nı saymak herhalde yeterli olacaktır.
Panama Belgeleri Batı medyasının elinde kaldığı sürece belgelerde yer alan gerçeğin bütünüyle görülmesi mümkün olmayacak. İzlanda ile ilgili ifşaatın ardından bir kaç kişinin daha feda edilmesi ihtimalinin ötesinde gerçek bir paylaşımın olmasını beklemek oldukça saflık olacaktır.
Görünen o ki, basın özgürlüğü, medya patronlarıyla birlikte gazetecilerin sansürüne karşı da savunulmalıdır.
http://gazetemanifesto.com/2016/04/04/panama-belgeleri-basina-sizdirildi-11-milyon-sayfa-kimler-yok-ki/
Bu haber en son değiştirildi 6 Nisan 2016 14:05 14:05
Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen ve tehdit olmaksızın açmaması halinde ülkenin elektrik…
Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) Başkan Ahmet Yener ile 5 üyenin görev süresi dolmasına rağmen, Yargıtay'da…
MSB'den yapılan açıklamada "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine…
Arı'nın arkadaşları İstanbul ve Ankara'da gözaltına tepki göstermek için bir araya gelecek.
TKH'den yapılan açıklamada "Karanlık tarafından hapsedilmeye çalışılan Ortadoğu emekçilerinin kurtuluşunun yolu ise emperyalizmi ve işbirlikçilerini…
CBS News'ün aktardığına göre ABD yönetimi, Amerikan askerlerinin İran'da konuşlandırılmasını içeren çeşitli seçenekleri değerlendiriyor. İddiaya…