Reklam
Kategoriler: İç Açı

Bahçeli: AKP’ye desteğimizi esirgemeyeceğiz

Reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

“Türkiye mülteci deposu olamayacaktır”

Suriyeli mülteciler sadece Avrupa için değil, Türkiye için de öncelikli ele alınması gerekir. Türkiye mülteci deposu, mülteci yuvası olamayacaktır. Milli onurumuz asla hafife alınamayacaktır. Tersi bir duruma MHP’nin göz yumması mümkün değildir.

Bizim nazarımızda Türk vatanına yerleşme bedeli asla ölçülemeyecektir. Bu topraklarda yaşama bedeli şehit kanıyla ödenmiştir. Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Vatanından ayrı düşmüş kardeşlerimize Türk milleti yardım elini uzatacaktır.

“Kilis Türkündür”

Kilis perişandır. Hergün füze isabet etmektedir. Vatandaşlarımız korku içindedir. Kilis terör örgütünün açık hedefidir. Kimsenin can güvenliği yoktur.

Kilis’in artan sorunları nedeniyle önce Ruhsar Demirel’i bölgeye gönderdik, ardından geçen hafta bir heyeti gelişmeleri inceleme üzere görevlendirdik. Arkadaşlarımızın ulaştığı sonuç felakettir. Evlerde oturmak bile emniyetli değildir. Esanf kan ağlamaktadır.

MHP, Kilis’i ve Kilisli kardeşlerin yanında kaya gibi duracaktır. Hiç kimse bizim AKP gibi Kilis’e yüz çevirmemizi beklemesin. Kilis Türkündür.

Bizim içimizi acıtan Davutoğlu’nun sessizliği ve acizliğidir. KCK’nın eş başkanlarından bir fitne başı, sözde savaşı geliştireceklerini ve tüm Türkiye’ye yayacaklarını söylemektedir. ABD ile direkt temas halinde olduklarını söylemektedir. Başbakan ve hükümeti ne yapmaktadır?

“Dolmabahçe mutabakatı nereden çıktı?”

Bir HDP’li TBMM’de Türkiye’nin iç savaşta olduğunu söyleyecek kadar haddini aşarken, bunların tavırları alttan mı alınacaktır? Ne Dolmabahçe mutabakatı, nereden çıkmış böyle bir şey? Caninin okunan 10 maddesini yerine soktuk.

“AKP’ye desteğimizi esirgemeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı’nın sözleri ümit vericidir. PKK’nın Meclis’teki uzantıları ile yan yana oturan AKP’li siyasetçilere Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir çift sözü vaciptir.

AKP terörle samimi mücadele ettikçe, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Son terörist etkisiz hale getirilene kadar terörle mücadelenin istismar edilmemesi için sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Çözüm süreci çoktan gömülmüştür.

“24 Nisan sendromu”

Türkiye her yıl 24 Nisan günü ABD Başkanı’nın ne diyeceğine kilitlenmektedir. 24 Nisan sendromu ABD ile ilişkilerde gerginlik haline gelmektedir. Türk tarihi için tek yanlı her açıklamanın bizim neznimizde itibarı olmayacaktır. Savunma refleksini soykırım olarak nitelemek tarihi çarpıtmaktır. Bitmeyen nefret 1973 yılında tekrarlanmış, özellikle yurtdışındaki diplomatlarımıza yönelik toplam 34 diplomatımız şehit düşmüştür.

Obama’nın soykırım kelimesi yerine, büyük felaket sözü ile denge kurduğunu düşünmek bize göre abesle iştigaldir. Türkiye’nin her yıl 24 Nisan sendromu yaşamaya mahkum bir ülke olması düşünülemez.

Bu haber en son değiştirildi 27 Nisan 2016 14:30 14:30

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam