CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, TBMM’de kabul edilen ve hakkında dosya bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını içeren anayasa değişikliğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yolsuzlukla suçlanan 4 bakanı da içerecek biçimde ‘kapsamın genişletilmesi’ istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götüreceğini açıkladı.
Haluk Pekşen, “Bu düzenleme Anayasa’ya eşit hale getirilmelidir. O halde mutlaka bu düzenlemenin içine Zafer Çağlayan, Binali Yıldırım, Taner Yıldız, Egemen Bağış, Muammer Güler, Halk Bankası Genel Müdürü, Yomra Belediye Başkanı gibi yolsuzlukları, şaibeleri sabit olanların da katılması gerek” dedi.
Trabzon İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Pekşen, şöyle dedi:
“Ben bir hukukçu olarak, Anayasa’ya bağlılık yemini etmiş bir hukukçu olarak şöyle bir başvuruda yapacağım. Bu düzenleme Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu düzenleme Anayasa’ya eşit hale getirilmelidir. O halde mutlaka bu düzenlemenin içine Zafer Çağlayan, Binali Yıldırım, Taner Yıldız, Egemen Bağış, Muammer Güler, Halk Bankası Genel Müdürü, Yomra Belediye Başkanı gibi yolsuzlukları, şaibeleri sabit olanların da katılması gerek. Genişletilmesi yönünde başvuruda bulunacağım. Hatırlarsanız, 74 yılında ki çıkan AF kanunun da kişisel ve dar kapsamlıydı Anayasa Mahkemesi onu iptal etti ve genişletilmiş hal aldı herkesi etkiledi. Yine 99 yılında çıkan 4616 sayılı Cezaların, İnfazın ertelenmesi yasası da aynı şekilde Anaysa Mahkemesi tarafından iptale tabi tutuldu ve genişletildi herkesi kapsadı. Bu da genişletilecek, Zafer Çağlayan da, Muammer Güler de, Egemen Bağış da yargılanacak. Binali Yıldırım da hesabı verecek. Onun için Anayasa Mahkemesine gideceğim. Suç işleyen kim varsa yargılanacak”
Pekşen bir partilinin, “Cumhurbaşkanı için de bu geçerli mi?” sorusuna Pekşen, “Elbette geçerli” diye yanıt verdi.
Bu haber en son değiştirildi 25 Mayıs 2016 20:44 20:44
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…