Danıştay, Başbakanlık ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 15 gün içerisinde savunma ve kamulaştırmaya ilişkin belgelerin gönderilmesini istedi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki 6 bin 642 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin alınan Bakanlar Kurulu kararı, Diyarbakır Barosu Başkan Vekili Ahmet Özmen tarafından geçen mart ayında Danıştay’a taşındı. Diyarbakır Barosu adına Danıştay’a başvuran Ahmet Özmen, kamulaştırılan parseller arasında üzerinde kamu kuruluşlarına, yerel yönetimlere, Baroya ait yapılar bulunan yerler olduğunu belirterek, acele kamulaştırma kararının yürütmesinin durdurulmasını istedi.
Başvuruda, Bakanlar Kurulu’nda alınan kararın mülkiyet hakkının ağır ihlali niteliğinde olup, mülkiyet hakkını koruma altına alan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olduğu savunuldu. Ahmet Özmen, herhangi bir makul sebep ve gerekçeye yer verilmeksizin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın istemi üzerine alındığı anlaşılan bu kararın Anayasal düzen içerisinde kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığını kaydetti.
İvedi yargılama usulü kapsamına alındı
Özmen’in, Başbakanlık ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle yaptığı başvuru, Danıştay 6’ncı Dairesi tarafından görüşüldü. Dosyayı inceleyen Danıştay Tetkik Hâkimi Levent Kızıler, ivedi yargılama usulü kapsamındaki davada yürütmenin durdurulması isteminin, davalı idarelerin savunması ve ara kararı cevabı alındıktan veya 15 günlük yasal savunma süreleri geçtikten sonra incelenmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Başbakanlık’tan savunma istendi
Ara kararlarını açıklayan Danıştay 6’ncı Dairesi, uyuşmazlığın çözülebilmesi için Başbakanlık’tan bahsi geçen riskli alan ilanının kabul edildiği Bakanlar Kurulu kararına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verdi. 6’ncı Daire ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının içeriğinde yer alan 16 Mart 2016 tarihli yazının ve varsa eklerinin istenilmesine de hükmetti. Ara kararların yerine getirilmesi için taraflara 15 gün süre veren Danıştay, davanın ivedi yargılama usulü kapsamında inceleneceğini belirtti.
Özmen: karar gecikirse anlamı kalmayacak
Başvuruyu yapan Diyarbakır Barosu Başkan vekili Ahmet Özmen, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma konusunda bir an önce karar vermesi gerektiğini belirterek, “Çünkü şu anda idari işlem devam etmekte ve Sur ilçesinde yıkımlar sürmektedir. Yürütmeyi durdurma kararı gecikirse bir anlamı kalmayacak ve fiili olarak bu karar uygulanmış olacak. Aynı zamanda yıkımlar gerçekleşmiş olacak” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 18 Mayıs 2016 18:01 18:01
Adalet Bakanı Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle görüştü. Burada yaptığı konuşmada konkordato sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan…
Trump’ın 80. yaş günü ve “UFC Freedom 250” adı verilen organizasyon için planlanan kafes dövüşü…
Gaziantep Üniversitesinde, eski rektör döneminde 20 bin dolar karşılığında Tıp ve Diş Hekimliği Fakültelerine çok…
İstanbul’daki Özel İtalyan Lisesi’nde eşit ücret talebiyle greve çıkan Türk öğretmenlerin yerine farklı okullardan öğretmen…
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, Van Valiliği’nin KYK yurdu yönetimi…
TKH Gençliği'nden ODTÜ'deki faşist provakasyonla ilgili yapılan açıklamada "Türk bayrağı ve Atatürk’ü kendilerine maske yapan,…