Başbakan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Aile Bakanı Sema Ramanzanoğlu hakkında kullandığı “Birilerinin önüne yatmış vaziyette” ifadesine ilişkin “Hiçbir siyasetçiyi bırakın, herhangi bir insanın ağzına yakışmayacak sözler sarf etmiştir. Gerekli açıklamayı yaptım. Bu hatada ısrar edip ikinci bir açıklama yapması ikinci bir hatadır. Özür dilemiş olsaydı hatasını telafi etmezdi. Birincisiyle edepsizlik yapmıştır, ikincisiyle akılsızlık yaptı. Bana adam gibi cevap versin Başbakan cevap demişti. Adam olana adam gibi cevap verilir. Ben onu adamdan saymıyorum. Esas buradan tepki göstermesi gereken, bu tutum karşısın” ifadelerini kullandı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Helsinki öncesi Esenboğa Havaalanı’nda bir basın oplantısı düzenledi. Davutoğlu’nun konuşmasından önemli başlıklar şu şekilde;
“Arkadaşlar, siyasi hayatın esası edeptir. Nezakettir, üsluba dikkattir. Kılıçdaroğlu iki büyük hata yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza yönelik sarf ettiği, hiçbir siyasetçiyi bırakın, herhangi bir insanın ağzına yakışmayacak sözler sarf etmiştir. Gerekli açıklamayı yaptım. Bu hatada ısrar edip ikinci bir açıklama yapması ikinci bir hatadır. Özür dilemiş olsaydı hatasını telafi etmezdi. Birincisiyle edepsizlik yapmıştır, ikincisiyle akılsızlık yaptı. Bana adam gibi cevap versin Başbakan cevap demişti. Adam olana adam gibi cevap verilir. Ben onu adamdan saymıyorum.”
“CHP’ye oy vermiş olan bütün kadınları bu ifadeden sonra bu hakareti kendilerine sormasını istiyorum. Bu hakaret bütün kadınlara yapılan bir hakarettir. Kınama lafını, lanetleme lafını hafif buluyorum. Sadece dediğim gibi adam olmadığını göstermiştir. Ümit ederiz çıkar dürüstçe ben yanlış yaptım, bu hanımefendiden özür dilerim der.”
“Daha önce kanaatlerimi paylaştım akademisyenlere dair. Kesin hüküm verilene kadar tutuklu yargılamayı doğru bulmadığımı söyledim. Her seferinde de söyledim eğer kaçma gibi, delil saklama gibi bir gerekçe söz konusuysa bunu da takdir edecek olan hakimdir. Nihai hüküm verilene kadar tutuksuz yargılamanın esas olduğu inancındayım. Kaçma ya da delil karartma gibi bir şey varsa yargı takdir eder.”
“Arkadaşlar bir ülkede bir kişi terör yaparak o ülke insanına zarar vermeyi amaç edinmişse o ülkenin insanlarıyla manevi bağını koparmıştır. Hiçbir aklı başında vatandaş kendi vatandaşlarını ve insanlarını terör saldırısıyla yok etmeyi, terör saldırısı düzenlemeyi düşünmez. Dolayısıyla fiilen o ülke o vatanla bağı kopmuş demektir. Ancak şu anki mevzuatta kimlerin vatandaşlıktan çıkarılacağı bellidir. Casusluk başta olmak üzere biz terörle mücadele bağlamında ne gerekiyorsa bu adımları atarız. Var olan çalışmaları değerlendiririz, olgunlaşmış bir çalışmamız, tartışılmış bir konu yok.”
Bu haber en son değiştirildi 6 Nisan 2016 14:05 14:05
2024 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yapan Cemil Tugay, seçildiği parti CHP'den istifa…
İlerici Kadınlar Derneği kızı H.K.G'yi 6 yaşındayken müridiyle evlendiren Yusuf Ziya Gümüşel'in tahliyesine "Çocukların hayatını…
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD-İran mutabakatına dair, "Bu metin, hiçbir tehdit ve baskıyla haysiyetini ve bağımsızlığını…
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i bıçaklayarak öldüren, bir öğretmen ile altı kişiyi de yaralayan olay sırasında…
Sedef Tersanesi işçileri 18 Haziran’da greve çıkmaya hazırlanırken, Dok Gemi-İş işçilere sormadan toplu sözleşmeye imza…
İletişim Başkanlığı, BirGün muhabiri İsmail Arı'nın basın kartını iptal etti. İletişim Başkanlığı yetkilileri gerekçe olarak…