Türkiye burjuvazisinin en önemli isimlerinden olan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç sabah saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Koç Holding, Mustafa Koç’un ölümünü “Bu sabah saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Mustafa V. Koç’u tüm müdahalelere rağmen kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyiz. Başımız sağolsun.” açıklamasıyla duyurdu.
Doktoru Koç’un geçirdiği kalp krizini anlattı
Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Süleyman Erdoğdu, iş adamı Mustafa Koç’un sabah sporu yaparken kalp krizi geçirdiğini açıkladı. Erdoğdu, Koç’un kalp-akciğer pompasına bağlı olarak Amerikan Hastanesi’ne sevk edildiğini duyurdu.
Yazılı açıklama yapan Erdoğdu, şu ifadeleri kullanmıştı: “Sayın Mustafa Koç sabah sporu esnasında fenalaşıp düşmesi üzerine spor hocası ve yakın koruması tarafından ilk yardım desteği almaya başlamış, acil 112 ekibi çağrılmış, 15 dakika sonra Beykoz Devlet Hastanesi acil servisine saat 08.10’da ulaştırılmıştır.
Hasta ilk geldiğinde siyanoze, asistoli halinde idi. Acilen emtübe edilerek resistasyona başlandı. Bir saat sonra Amerikan Hastanesi’nden gelen kendi doktor ekibiyle birlikte kalp akciğer pompasına bağlanarak saat 10.10’da hastanemiz acilinden ambülansla alınarak helikopterle Amerikan Hastanesi’ne nakli sağlanmıştır.”
Mustafa Koç kimdir?
Türkiye’nin en önemli sermaye grubunu oluşturan Koç ailesinden Rahmi Koç‘un en büyük oğlu olan Mustafa Koç, 1960 yılında Ankara’da doğdu. İsviçre ve ABD’de eğitim alan Koç, sahibi oldukları şirketlerde yöneticilik yaptı.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Kurulu Onursal Başkanı ve Finlandiya İstanbul Fahri Konsolosu olan Mustafa Koç’un uluslararası sermaye grupları içerisinde de önemli bir yeri vardı. Genç Başkanlar Organizasyonu, JP Morgan Uluslararası Konseyi, Rolls-Royce Uluslararası Danışma Kurulu, ABD’nin Dış İlişkiler Konseyi Uluslararası Konseyi, Bilderberg Toplantıları Yürütme Kurulu üyeliği gibi görevleri de yürütüyordu.
Bu haber en son değiştirildi 22 Ocak 2016 11:22 11:22
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…