Haziran 1941’de Alman birlikleri Sovyetler Birliği’ni işgal ettiklerinde, yüzbinlerce Sovyet kadını hemşire, yazıcı, aşçı ve tabii ki keskin nişancı olmak için gönüllü oldu.
O dönemde 2000’den fazla kadın, keskin nişancı olarak eğitildi ve en tehlikeli görevleri üstlenerek birliklerinden yüzlerce kilometre uzakta, saatlerce hareketsiz ve kamufle şekilde bekleyerek en net atışı bekledi.
Sovyet kadın keskin nişancılarının hikayeleri adeta birer destan olurken, cephedeki faşistlere her zaman korku saldı.
Bunlardan biri, simge isimlerden Tanya Baramzina’ydı. Eski bir ana okulu öğretmeni olan Tanya, Belarus Cephesi’nde 16 Nazi öldürürken, paraşütle atladığı cephenin ileri saflarında yakalanıp idam edilene kadar, 20 Nazi’nin daha hayatına son verdi.
Kadın keskin nişancıları arasında kuşkusuz en şöhretlisi “Ölüm Leydisi” lakaplı Lyudmila Pavlichenko’ydu.
Kiev’in dışındaki küçük bir köyde doğan Lyudmila, çocukluğunda bile liderlik özelliklerine sahip ve rekabetçi bir yapıya sahipti. Komşularından gördüğü atıcılığa merak sardı ve küçük yaşta tüfekle atış talimlerin başladı.
Kiev Üniversitesi’nde tarih yüksek lisansı yaparken, Alman işgali başladı ve okulu bırakarak gönüllü olarak askere yazıldı. Hemşire olması yönündeki yönlendirmeye rağmen, cephede bir rol almakta ısrarcı olunca, Kızıl Ordu’nun 25. Çapayev Nişancı Bölüğü’nde göreve başladı.
Aktif görevde kaldığı süre boyunca dört kez yaralandı, son seferinde yüzüne aldığı bir şarapnel darbesi nedeniyle cepheden geri çekildi ve yeni keskin nişancıları yetiştirmek ve propaganda faaliyetleri yapmak üzere cephe gerisinde görevine devam etti.
1 yıldan daha kısa bir sürede, 309 Nazi faşistini öldüren Lyudmila, tarihin en ölümcül kadın keskin nişancısı oldu.
Savaş sürerken, ABD, Kanada ve İngiltere’ye propaganda ziyaretleri sürdüren Lyudmila, yoğun ilgiyle karşılandı. Ancak bir süre sonra, basının kendisini bir magazin ikonuna çevirme girişimlerine sinirlenen Lyudmila, tarihe geçecek sözlerle neden orada olduğunu bir kez daha kanıtladı:
Şu an bana merakla bakıyorsunuz, sizin için ben gazetelerinizin manşetleri için bir başlık ya da bir haber metninden başka birşey değilim. Sovyetler Birliği’nde ise ben bir yurttaşım, bir savaşçıyım ve ülkesi için çarpışan bir askerim. Şu an 25 yaşındayım ve şimdiye dek 309 faşist işgalciyi öldürdüm.Sayın baylar, arkama saklandığınız artık yetmedi mi?
Bu haber en son değiştirildi 5 Eylül 2017 03:24 03:24
T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engeline yaptığı itiraz reddedildi. 30 Eylül’de…
“İktidarın Kılıcı ve Kalkanı: Erbaş'ın Diyaneti” kitabının yazarları BirGün muhabiri Mustafa Bildircin ile gazeteci Sefa…
İstanbul Maltepe'deki deprem toplanma alanına baz istasyonu kurulmasına karşı çıkan mahalle sakinleri ile polis arasında…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan Şaban Sevinç ve Sözcü editörü…
Fon soruşturmasında, üç fondan kazanç sağlayan 214 gerçek ve tüzel kişinin toplam 187 milyar 653…
Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu İBB davasının dün görülen 94. duruşmasında gergin anlar yaşandı. Etkin…