Fazıl Say kişisel sosyal medya hesabından, izlediği bir haber üzerine dönemin tetikçi gazetesi Taraf’ın yazarlarından Ahmet Altan ve Yasemin Çongar ile ilgili duygularını yazdı. Fazıl Say, Çongar ve Altan için iyi hatırlamazdık dememek için, “hiç bir şey hissetmiyorum” demiş.
İşte o paylaşım;
AHMET ALTAN Ve YASEMİN ÇONGAR
Dün televizyonda gördüğüm bir habere uzun uzun bakakaldım. Düşüncelere daldım.
Ahmet Altan ve Yasemin Çongar’a dava açılmış, çok ağır suçlamalar, muhtemelen tutuklu yargılanma süreci, ve de hapishane yolu gözükmüş.
Ahmet Altan;
Yıllar öncesine gidelim;
Sevilen bir romancıydı.
Değerli bir aydındı zamanında.
Çetin Altan’ın oğluydu.
Yasemin Çongar;
20 yılı aşkın zamandır tanırım, ABD’de Milliyet’in Washington temsilciliği döneminden, zeki bir gazetecidir, sanatseverdir, piyanist Gülay Uğurata’nın kızıdır.
2007 yılında başladıkları Taraf gazetesi ile yaptıkları haksızlıklarla, çamur atmalarıyla, olayları çarpıtmalarıyla akıllara durgunluk veren bir işe imza attılar. 5 yıl sürdü bu dönemleri.
Her gün başka bir şok manşet attılar.
Memlekette faşistlikle suçlamadıkları insan bırakmadılar.
Bu yalana “demokrasi” diyerek AB’yi de saflarına aldılar. “Yetmez ama evet” diyerek bu ülkenin hukuktaki , eğitim sistemindeki çöküşüne imza attılar,
ve şimdi o Hukuk kendilerini yargılayacak.
Atatürk’e ne “Kaddafi” demedikleri kaldı ne “Saddam”…
Dünyaya Atatürk’ü bir diktatör olarak tanıtmak için, her şeyi yaptılar.
Her gün bu ülkede laikliği, uygarlığı savunan aydınlara saydırmada rekor üstüne rekor kırdılar.
Adına “tarihçi” dedikleri yazarlara -bırakın 100 yıl 500 yıl öncesini- 2 yıl öncesini bile çarpıtan, yanlış yansıtan adamlara yazılar yazdırttılar.
Bir bütünü, insanlığı, sanatı savunan aydınlara, “Hitler” dediler, “müzik faşisti” dediler.
Fethullahçıların maddi yardımı ile çıkardılar Taraf gazetesini.
Yani öyle ki, mesela -en ufağından- Fazıl Say’a saydırmadıkları bir gün olmamıştır o 5 yıl süresince. Durum buydu.
Şimdi…
Tarafları oldukları Erdoğan karşılarında, onlara hiç acımıyor.
Acımayacak belli ki. Erdoğan’ın bu konudaki öfkesi ve intikamı malum. Bilemedim sonu ne olur?
Ne mi hissediyorum?
Açıkçası hiç bir şey hissetmiyorum…
O “5 yılı” henüz atlatamadık biz. Bu bir ihanetti kanımca.
Bu yalana AB’yi de ortak ettiler.
Önüne geçilemedi.
Hiç bir şey hissetmiyorum.
Bu haber en son değiştirildi 13 Haziran 2016 12:03 12:03
Burjuvanın "satıcı ruhu" diline ve davranışlarına işlemiştir; tüm ilişkilerini iş terimleriyle ve ekonomik kategorilerle açıklamaktadır.…
İzmir Konak'ta 2 üniversite öğrencisi, "boykot" yazılaması gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan tutuklandı.
Gaziantep Gaziantep 4. Organize sanayi bölgesinde Eruslu Global fabrikasında çalışan Cüneyt Tişkaya. 'nisan tarihinde yurt…
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…