Türkiye’de özellikle son yıllarda, seçimlerde hile yapıldı iddiaları her zaman dile getirilmekte, siyasi partiler kendi örgütleri ve Oy ve Ötesi gibi sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla olası girişimleri engellemeye uğraşmaktadır.
Seçimler, aynı zamanda istatistik biliminin de yoğun uğraşı alanları arasında. Zira normalde kamuoyu anketlerinde daha küçük sayıda örnek büyüklükleri ile analizler yapılırken, bu tip dev ölçekli veri kaynakları söz konusu olduğunda, bazen deneysel, bazen de kurgusal analiz teknikleri denenebilmektedir.
İşte, bunlardan bir tanesi, Türkiye ile birlikte 8 farklı ülkedeki seçim sonuçlarını analize tabi tutan akademisyenler Walter Mebane, Kirill Kalinin, Jonathan Wall ve David Backer tarafından yapıldı. Election Forensics Toolkit ismini verdikleri websitesinde, seçim sonuçlarındaki sapmaları, adli bilişim ve insan davranışı faktörlerini devreye alarak analiz etmişler.
Seçimlerde hile olup olmadığına nasıl karar veriliyor?
Günümüzde seçimlerde hile yapılmamasını sağlamak için temel yöntem, gönüllüler vasıtasıyla sandıkların denetlenmesi ve elde edilen sayım sonuçlarının merkezi sistemde resmi olarak yayınlanan toplamlarla karşılaştırılması esasına dayanıyor. Türkiye’de son yapılan seçimlerde, sandıkların bu şekilde yaklaşık üçte ikisinin denetlenebildiği tahmin ediliyor.
İstatistik ise toplanan ya da toplanmayan verilerde (yukarıda adı geçen üçte ikinin tamamen doğru olduğu düşünüldüğünde, daha çok geri kalan üçte biri analiz ediyor) neler olup bittiğini anlamak için burada devreye giriyor. Adli istatistik analiz adı verilen bu tekniğin özünde, suçlunun arkasında iz bırakması teorisini kullanarak, eğer sonradan bir müdahale yapıldıysa, “hırsızın” ardında mutlaka veri kanıtı bıraktığı önermesi yatıyor. Bu kanıtlar, bazen stratejik yönelimli, yani siyasi faaliyetlerin sonucundaki farklar olabileceği gibi, çoğunlukla da hileli verilere işaret ediyor. Siyasi hareketlilik ile hileli hareketlilik arasında fark ortaya koyabilmek için de, farklı analiz teknikleri tekrar tekrar uygulanıyor ve hile yapıldığı düşünülen anormal davranışların ayrıştırılması sağlanıyor.
Tüm bu veriler ve analiz teknikleri ışığında, Haziran ve Kasım 2015 sonuçları, yukarıda adı geçen adli istatistik analiz yöntemi aracı kullanılarak, 3 analize tabi tutulmuş:
Tüm bu analizler, harita üzerinde coğrafi kayıt olarak da seçim bölgelerine işlenmiş. Normalden anlamlı farklı olan seçim bölgeleri ilçe ilçe işaretlenmiş.
İşte O Sonuçlar:
a) Turnout (P05 Analizi): Soldaki grafik, 85 seçim bölgesinin SEÇSİS sisteminden alınan bilgilere göre, toplam oy oranının, sonu 0 ve 5 ile biten yuvarlama sonuçlara sahip olması ya da olmaması durumunu gösteriyor. Mavi noktalar, bu durumun olmadığı seçim bölgelerini, kırmızı olanlar ise, normalde olması gerekenden çok daha fazla sayıda 0-5 ile biten sonucun olması durumunu gösteriyor. Analizin sonucunu yorumlayan akademisyenler, bu kadar fazla sayıda “yuvarlama” olmasının beklenmediğini ve bu seçim bölgelerinde hile olasılığının yüksek olduğunu ifade etmişler.
b) Leading (BL2 Analizi): Bu analiz ise, neredeyse her seçim bölgesinde 4 partinin birden yarıştığı Türkiye’de, alınan oyun siyasi hareketlilik ile açıklanamayacak kadar farklı olduğu durumların varlığını gösteriyor. Buna göre, aşağıda kırmızı ile işaretlenen sayıda seçim bölgesi, AKP lehine farkın, siyasetle açıklanamayacak kadar fazla olduğu yerler olarak ifade edilmiş.
Yapılan coğrafi analizlerde ise, bu “anormal” farkların, coğrafi olarak da yığılma gösterdiği, özellikle Doğu Anadolu’da üst düzeye çıktığı ifade edilmiş. Aşağıdaki haritada, kırmızı ile gösterilen seçim bölgeleri, sandıktaki oy oranlarında normalden anlamlı sapmaların olduğu yerler olarak işaretlenmiş.
Genel ortalama = .221.
Kaynak: SEÇSiS, GADM
Bir örnek olarak, Muş iline yönelik yapılan ileri analizde, Kasım ayında sandıkta kullanılan geçerli oy sayısı ile AKP’nin oy oranları bir arada gösterilmiş. Grafikteki her baloncuk, bir sandıkta AKPnin oy aldığı sandıkları göstermektedir. Normalde, daha orta hatta toplanması beklenen bu dağılımda, ifade edildiğine göre özellikle 0.8 bantının dışında kalan alanlar açık bir şekilde AKP lehinde hile olduğu iddialarını güçlendiriyor.
AKP ve HDP’nin Kasım seçimlerindeki oy oranları şöyle gerçeklemişti:
HDP: %60,6, bir önceki seçime göre oyları %10,7 azalmış, AKP: %34,5, bir önceki seçime göre oyları %10,2 artmış.
Son olarak, bu şekilde etkilendiği düşünülen toplam sandık sayısının Türkiye genelinde 2000 civarında olduğu (yaklaşık %1), Doğu bölgelerinde ise bu oranın yaklaşık 2-3 kat arttığı ifade edilmiş. Akademisyenler, hileli olma olasılığı yüksek olarak ifade edilen sandıkların, HDP’nin oy oranının daha yüksek olduğu seçim bölgelerinde karşımıza çıktığını da eklemişler.
Notlar:
Bu haber en son değiştirildi 18 Şubat 2016 00:08 00:08
TRT, boykot çağrısına destek verdikleri gerekçesiyle kanallarındaki dizilerde rol alan sanatçıları projelerden çıkartmaya devam ediyor.
ODTÜ öğrencileri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına karşı başlatılan eylemlerde uğradıkları şiddet ve gözaltılarla…
İBB'nin raporunda eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin yeğeninin eşine ait şirketin 32 ihale…
TRT'de yayınlanan Teşkilat adlı dizinin başrol oyuncularından Aybüke Pusat, boykot çağrısı yaptığı gerekçesi ile dizi…
Türkiye Komünist Hareketi (TKH), bir açıklama yayımlayarak öğrencilerin başlattığı ekonomik boykota destek vererek "Korkmayın bu…
Üniversite öğrencilerinin başlattığı ekonomik boykota toplumun birçok kesiminden destek gelirken, İktidar kanadı, yandaş kannallar RTÜK…