Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa Birliği ülkelerine göç etmek zorunda kalan insanların ülkeye alınmadan önce güvenlikli bir adada tutulması gerektiğini ifade etti.
İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre, göçmenlerin Nazi döneminde kullanılan toplama kamplarına benzer bir yöntemle silahlı askerlerin etrafında nöbet tuttuğu adalarda alıkonulması gerektiğini savunan Macaristan Başbakanı, “yasadışı gelenlerin hepsi bu adalara gönderilmeli.” şeklinde konuştu.
“Etrafları sarın ve gemiye bindirip postalayın”
Orban insanlık dışı önerisine şöyle devam etti:
“Bir ada ya da Kuzey Afrika’da bir kıyı bölgesi olabilir; ancak bu bölgenin güvenliği ve düzenlenmesi Avrupa Birliği’nin kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleşmeli. Yasadışı bir şekilde gelenlerin etrafları sarılmalı ve gemiye bindirilip postalanmalı.”
“Göçmenleri Avrupa Birliği’nden çıkarın”
Avrupa Birliği’nin sınırlarının daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunan Macaristan Başbakanı, “Sınırlar kullanılmalı, çünkü onlar bizi koruyor.” şeklinde konuştu. Kendi ülkesini göç eden insanlardan korunması gerektiğinin altını çizen Viktor Orban, tek kalıcı çözümün, göçmenlerin Avrupa Birliği’nden uzaklaştırılması olduğunu savundu.
Macaristan Başbakanı daha önce de, ülkesinin güney sınırlarının etrafına dikenli tel örgüler çekerek göçmenlerin ülke sınırlarına girmesini engellemeye çalışmıştı.
Bu haber en son değiştirildi 27 Eylül 2016 01:00 01:00
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…