Reklam
Kategoriler: Emek Postası

Hakkını arayan metal işçisine OHAL: Yasaklama, çevik kuvvet, TOMA, gözaltı…

Reklam

Son bir hafta içerisinde ülkemizin farklı noktalarında hakkını arayan ve bunun için mücadele veren metal işçilerine dönük yapılanlar, sermaye sınıfının ve siyasi temsilcilerinin bulunduğu pozisyonu açık bir şekilde gösteriyor.

DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası’nın bugün yaptığı açıklamada sendikalı işçilerin mücadelesinin önünün OHAL yasakları ile kesilmeye çalışıldığı açık bir şekilde görülüyor.

Sendikanın yaptığı açıklamada son bir hafta içerisinde sendika üyesi metal işçilerine dönük başta Kocaeli ve Gebze olmak üzere yurdun dört bir tarafında çevik kuvvet ve TOMA’lar aracılığıyla baskı ve engellemeler yapıldığından bahsediliyor.

BMİS’in açıklamasında son bir hafta içerisinde yaşanan olaylar şu şekilde ifade edildi:

“Önce Kandıra’da işten çıkartılan üyelerimize sahip çıkan yöneticilerimiz gözaltına alındılar, ardından işveren sendikası EMİS’in işçilere layık gördüğü komik zammı protesto etmek için basın açıklaması yapmak isteyen yönetici ve üyelerimiz engellendi.

Daha geçtiğimiz hafta Kandıra’da kurulu Yüksel Endüstri işyerinde sadece ekmekleri için sendikalı olma haklarını kullandıkları gerekçesiyle toplam 57 işçinin hem de tazminatsız olarak işten çıkartılmasını bu ülkenin ileri gelenleri nasıl açıklayacaklar? İşsiz kalmalarından öte işsizlik parası almaları da engellenerek, anayasal haklarını kullandıkları için adeta iki kez cezalandırılan işçi arkadaşlarımıza sahip çıkan sendika yöneticilerimiz de zorbalıkla gözaltına alınmışlardır.

Nihayet 11 Kasım Cuma günü yani bugün, toplu iş sözleşmesindeki taleplerini kamuoyuna açıklamak ve insanca yaşanacak bir ücret için yasal toplu sözleşme sürecini anlatmak adına basın açıklaması yapmak isteyen Alstom işyerinde çalışan işçilerin bu talebi Kocaeli valiliğinden gönderilen bir yazıyla olağanüstü hal gerekçe gösterilerek yasaklanmıştır.”

“Darbeye karşı mücadele ettiğini söyleyenler OHAL’i işçilere karşı kullanıyor”

Açıklamanın devamı şu şekilde:

“Oysa olağanüstü hal ile ilgili kararın alındığı günlerde Başbakan Sayın Binali Yıldırım bu kararın halka karşı alınmadığını tam tersine devletin içinde çöreklenerek hizmetleri aksatan ve ortalığı karıştıran bir terör örgütüne karşı halkı rahatlatmak adına alındığını özellikle belirtmişti.

Artık açıkça ve çok net bir biçimde görülüyor ki rahatlayan, yoksullukla, işsizlikle boğuşmak zorunda kalan işçiler, emekçiler değil sermaye sahipleri ile hükümete yakın çevreler olmuştur. Demek ki Sayın Başbakanın halktan anladığı milyonlarca emekçiden ziyade bir avuç sermayedarmış.”

“Bu ülkeyi yönetenler şunu çok iyi bilsinler ki biz bu ülkeyi darbeye de, diktatörlüklere de, emperyalizme de yedirmeyeceğiz.”

Bu haber en son değiştirildi 14 Kasım 2016 10:55 10:55

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam