Bir tarihin daha sonuna geliniyor galiba… “Kadıköy’deki ‘Rexx Sineması’ kapanıyor” haberlerini gördüğümde içimden geçen ilk cümle bu oldu ne yazık ki…
Malum, bugüne kadar kapanan birçok sinemaya, tiyatro salonuna, kültür merkezine sahip çıkamadık (Belki de hiçbirine sahip çıkamadık desek daha doğru olur!). Sanki hiç bize –kamuya- ait olmamışlar gibi avuçlarımızın arasından yitip gitti bu kültürel varlıklar. Ya yerlerine alışveriş merkezleri dikildi, ya kocaman gökdelenler… Hep betonun ağırlığı altına gömüldüler. Ya da çürüsünler ve yok olsunlar diye zamanın zalim ellerine teslim edildiler…
Rexx (Reks) Sineması, benim kişisel tarihim içinde ayrı bir yere sahiptir: Üniversite yıllarımda Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin sınav dönemlerime denk gelmesi sebebiyle hep kaçırdığım filmlerin açlığını İstanbul’a taşındığımda gidermeye çalıştığım ender adreslerden biridir benim için. Emek ve Alkazar sinemalarının şehrin ve tarihin hafızalarından silinmek üzere tedavülden kaldırıldığı zamanlarda bir sinemasever olarak sığındığım, Festival’in eksik kalan ruhunu tamamlamaya çalışıtığım belki de son sinema salonlarından biriydi. Şimdi düşünüyorum da, geriye bir tek Beyoğlu ve Atlas sinemaları kalıyor; ne acı…
Sadece bizlerin hafızaları ve anıları silinmiyor aslında kaybettiğimiz mekanlarla, kültürel bir tarih de unutturulmak isteniyor. Her şey ve her yer o kadar süratli bir şekilde değiştirilip dönüştürülüyor ki, geçmişi unutma hızımız da kat be kat artıyor.
Rexx Sineması’nın tarihine dönüp baktığımızda, aslında çok daha önemli bir sembolü olduğunu da yeniden hatırlamamız gerekiyor. Rexx Sineması, aslında Kadıköy’de varlığı bilinen en eski tiyatro salonu ‘Apollon Tiyatrosu’dur…Kadıköy Rum cemaati tarafından, Banker Zanni Stefanos Skilitçis’in bağışladığı arsa üzerine 1873 yılında yaptırılmıştır.
Apollon Tiyatrosu’nun tiyatro tarihimiz açısından en büyük önemi ise, 1920 sonbaharında ilk Türk kadın oyuncu Afife’nin “Yamalar” piyesinde sahneye çıktığı tiyatro olmasıdır. O tarihe kadar sadece Ermeni kadın oyuncular sahneye çıkmaktaydı çünkü Türk kadınının sahneye çıkması din kurallarına aykırı kabul edilmekteydi. Fakat tabi ki –halkın büyük beğenisi ve talebine rağmen- baskılar sonucunda Afife’nin sahne macerası yarım kalmış bir hikayeye dönmüştür.
Hep derler ki: “Afife, sahneye çıkmak için verdiği mücadeleyi nefsine karşı verememiştir…” Peki ya bizler kültür sanat varlıklarımızın korunmasına dair verdiğimiz çabaya rağmen hep yenilecek miyiz?…
Yararlanılan kaynak: “Geçmişten Günümüze İstanbul Tiyatroları III – Anadolu Yakası / Fakiye Özsoysal, Metin Balay / YKY”
Bu haber en son değiştirildi 29 Haziran 2016 11:35 11:35
BAE Enerji Bakanı, “Sadece yerel bir üretici değiliz, dünyanın farklı bölgelerinden bir zincir boyunca üretim…
Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemi alarak koruduğu Karatüre, kalabalığı selamlayarak yürüdü. Mersin'in Erdemli ilçesinde kaydedilen…
Mayıs 2022'de önce Meksika'ya, ardından yasa dışı yollarla ABD'ye giden Umut Altaş, 9 Ocak 2026…
Norveç'teki ekonomik suçlarla mücadele kurumu Okokrim, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu…
Ankara kulislerinde artık net şekilde bir sonraki seçimlerin 2027'nin Kasım ayında yapılacağı ifade ediliyor. Erdoğan'ın…
TKH'den 1 Mayıs öncesi yapılan gözaltılara tepki gösterilen açıklamada "Ev baskınları ve gözaltılarla emekçilerin, sosyalistlerin…