CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 15 Temmuz’u darbe girişimi, Ahmet Davutoğlu’nun görevden alınmasını ve OHAL ilan edilmesini ise darbe diye niteleyerek, “Türkiye bir yıl içinde üç darbe olayı yaşadı” dedi.
Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel‘e konuşan Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz kontrollü bir darbe girişimidir çünkü 20 Temmuz darbesine gerekçe gerekiyordu. OHAL’in ilanıyla bir dikta yönetiminin hukuki altyapısı oluşturulmaya çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun röportajından bazı bölümler şöyle:
“2 darbe, 1 darbe girişimi”
AK Parti ile MHP’nin başkanlık sistemi için anlaştığı anayasa değişiklik teklifi size ne ifade ediyor?
Türkiye bir yıl içinde 3 darbe olayı yaşadı. Birincisi 4 Mayıs 2016 Saray darbesidir. Halktan yüzde 49.5 oy olan bir siyasi partinin lideri Saray’a davet edilmiş, elinden istifa dilekçesi alınmış ve kapının önüne konmuştur. İkincisi 15 Temmuz darbe girişimidir. 15 Temmuz darbe girişimi planlıdır, programlıdır. Devletin içine siyasal iktidar tarafından özellikle yerleştirilen unsurlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Darbeciler sonuç alamamış, girişim düzeyinde kalmıştır. Üçüncüsü de OHAL’in ilan edildiği tarih olan 20 Temmuz darbesidir. Olayı kendi bağlamında düşünüp değerlendiremezsek bu anayasa değişikliklerinin amacını yeterince anlayamayız. 15 Temmuz kontrollü bir darbe girişimidir çünkü 20 Temmuz darbesine gerekçe gerekiyordu. OHAL’in ilanıyla bir dikta yönetiminin hukuki altyapısı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
“Bu şartlarda anayasa yapılmaz”
Sonuçta anayasa değişikliği halka sunulacak ve son sözü söyleyen toplum olmayacak mı?
Bakın, halkın en yüksek oranda ‘evet’ dediği anayasa 12 Eylül darbe anayasasıdır. O dönemin koşullarıyla bugünün koşulları arasında ne fark var? O dönemde de yargı bağımsız değildi parlamento askıdaydı, bugün de öyle. O dönemde medya özgürlüğü yoktu gazeteciler hapisteydi, bugün de medya özgürlüğü yok ve 146 gazeteci hapiste. O dönemin darbesini yapan askerlerdi bu dönemin darbesini yapan siviller. 12 Eylül’de referanduma giderken meydanlarda Kenan Evren vardı, şimdi de kimlerin olacağı belli. Medyasının, üniversitelerinin, hukukçularının, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının susturulduğu bir ülkede siz hangi anayasayı yapıyorsunuz? Daha garibi, daha anayasa metnini görmeden televizyonlara çıkıp konuşan havuz akademisyenleri var. Sözde bu teklifle, parlamentonun yetkileri artırılıyormuş? Allah onlara akıl fikir versin.
OHAL’in ocakta bir tur daha uzatılma ihtimali yüksek görünüyor. İktidar kulislerinde konuşulan referandum takvimi bahar ayları. Yani referandumun OHAL sırasında da yapılma ihtimali de var. Bunun bir sakıncası var mı sizce?
Ha OHAL’de yapılmış ha sonra fark etmez. Zaten Türkiye’de bir OHAL dönemi vardı. Türkiye resmen bir yarı açık cezaevi görünümünde… Üniversitelerin konuşmadığı, gazetecilerinin yazamadığı, yargının siyasal iktidar tarafından kontrol edildiği ülkeye siz demokratik Türkiye diyebilir misimiz?
Bu haber en son değiştirildi 21 Aralık 2016 01:19 01:19
Burjuvanın "satıcı ruhu" diline ve davranışlarına işlemiştir; tüm ilişkilerini iş terimleriyle ve ekonomik kategorilerle açıklamaktadır.…
İzmir Konak'ta 2 üniversite öğrencisi, "boykot" yazılaması gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan tutuklandı.
Gaziantep Gaziantep 4. Organize sanayi bölgesinde Eruslu Global fabrikasında çalışan Cüneyt Tişkaya. 'nisan tarihinde yurt…
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…