Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Finansal Kurumlar Birliği (FKB)’nin Beşiktaş’ta bir otelde düzenlenen 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Genel kurulun açılış programında konuşma yapan Şimşek, bankacılık sektörünün son 2 – 2 buçuk yıldır da önemli bir stres testinden geçtiğinin altını çizerek “Farkında değilsiniz, çünkü liranın yüzde 40’a yakın değer kaybettiği kredilerin büyüme hacminin yüzde 40’lardan tek haneli rakamlara doğru indiği bir süreçten bahsediyorsunuz” dedi.
“Özel sektörün yatırımları için kaynağa ihtiyacımız var”
Şimşek, sermaye piyasalarının gelişmesinin Türkiye için olmazsa olmazlardan biri olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’nin en büyük sorununun kaynak olduğunu ve kaynağa ihtiyaç olduğunu ifade eden Şimşek, “Bu yeni bir şey değildir. Eskiden kamudan kaynaklanıyordu. Şimdi özel sektörün yatırımları için kaynağa ihtiyacımız var. Bizim yatırımlarımızın daha da artması lazım. Yatırımların milli gelire oranı yüzde 20 civarı. Yetmez. Fakat bunu sınırlayan ne? Cari açık. Yani iç tasarruflarımızın yetersiz olması. İşte o nedenle bu sektörün önünü açıp, dünya fonlarını Türkiye’ye çekmemiz lazım. İçeride atıl duran, üretken olmayan alanlara şu anda kaydırılmış olan, tutulmuş olan kaynakları daha güçlü bir şekilde bizim tabi ki finans sektörüne çekmemiz lazım, sermaye piyasalarına çekmemiz lazım” diye konuştu.
Bu haber en son değiştirildi 11 Mayıs 2016 17:34 17:34
Meclis iftarındaki dana antrikotlu menüyle ilgili eleştirilere yanıt veren AKP’li Özlem Zengin, “Akşama peynir, ekmek…
Şüpheli şekilde hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’e, kızını istismar eden Ayhan Şengüler’e taş fırlattığı gerekçesiyle…
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarını sınırlandırmayı hedefleyen karar tasarısını oyladı. Tasarı,…
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik emperyalist saldırıları sürerken Türkiye Komünist Hareketi (TKH) bugün ( 5…
Türkiye hava sahasına girerek Hatay yakınlarında imha edilen balistik füze hakkında açıklama yapan İran, Türkiye’yi…
Laiklik, Nuray Mert’in iddia ettiği gibi elitlerin bir 'estetik tercihi' veya 'yaşam tarzı aksesuarı' değil…