Milli İstihbarat Teşkilatı’nın darbe girişimi öncesi Fetullahçı terör örgütüne yönelik bilgi toplama çalışmaları Wall Street Journal gazetesinde haber oldu. Habere göre MİT, Gülen destekçilerinin 2014’ten itibaren kullanmaya başladığı “Bylock” isimli kriptolu yazışma sistemini kırmayı başardı.
The Wall Street Journal gazetesinin üst düzey MİT kaynaklarına dayandırdığı haberde, Fethullah Gülen’in Türk ordusundaki destekçilerine, darbe girişimi sinyalini aylar önceden vermiş olabileceği iddia edildi.
Bu çerçevede, İstihbarat Teşkilatı içindeki bir grup kıdemli analistin, Gülen’in vaazlarında kullandığı kelimeler ve vücut dilinde gizli mesaj olup olmadığını incelemeye aldığı öne sürüldü.
Hatta, Gülen’in 21 Mart 2016’da verdiği bir vaazında giydiği haki renk cüppesinin, ordudaki destekçilerine mesaj niteliği taşıyabileceğinden şüphelenildi, ancak bu mesajın bir darbe girişimi talimatı olabileceği ihtimali üzerinde durulmadı.
Haberde ayrıca, İstihbarat Teşkilatı’nın, Gülen destekçilerinin 2014’ten itibaren kullanmaya başladığı “Bylock” isimli kriptolu yazışma sistemini kırmayı başardığı belirtildi. Geçtiğimiz kış çözülen mesajlar, baharın ilk günlerinden itibaren bakanlıklarla paylaşılmaya başlandı.
Gülen’in telefon kullanmayı bıraktığı ve talimatlarını birkaç yakın adamına sözlü olarak aktarmaya başladığı da dikkat çeken bir ayrıntı olarak haberde yer aldı.
Bu haber en son değiştirildi 1 Ağustos 2016 11:15 11:15
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…