ABD destekli Musul Operasyonu’nun Ekim ayında başlaması beklenirken, bugün Habertürk gazetesinin haberindeki detayda Türkiye’nin iki çekincesinin ne olduğu açık bir şekilde yazıldı.
IŞİD’e karşı mücadele adı altında Ortadoğu’da emperyalizmin her türlü operasyonunu meşrulaştırmaya çalıştığı bu dönemde, Musul operasyonunun birinci elden uygulayıcısı Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi’nde iktidar olan ABD işbirlikçisi Mesud Barzani, partisi Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve emperyalist güçler tarafından eğitilip donatılan Peşmerge ordusu olacak.
Türkiye’nin iki çekincesi
Bu esnada ‘Yeni Osmanlı’ hayalleri suya düşen AKP iktidarının ise, operasyon sürecini en az hasarla atlatmak istediği açığa çıkıyor. Bu konudaki hassasiyetler ilgili haberde şu şekilde geçiyor:
“Türkiye’nin iki hassasiyeti
Türkiye’nin Musul operasyonuna sağlayacağı katkı ile ilgili müzakereler sürüyor. Türkiye’nin operasyonla ilgili 2 çekincesi şöyle:
Türkiye, Musul kurtarılırken, İran’ın etkisinde olan Iraklı Şii milislerin şehre girmesini istemiyor.
Türkiye, Musul’da Türkmen nüfusa sahip olan Telafer’de Şii ve Sünni Türkmenler arasında bir iç savaş ya da ‘intikam’ savaşı çıkmasından büyük endişe ediyor. Çünkü Sünni Türkmenlerin bir kısmı IŞİD’e destek vermişti. Bu nedenle Türkiye her iki taraf arasında yoğun diplomasi yürütüyor.”
Çekince aslında ABD’nin mi?
Bu noktada iki başlığın altının çizilmesi gerektiği ise açık. Birincisi, bugüne kadar cihatçı teröre verilen destek AKP iktidarının başını ağrıtmaya devam edecek gibi görünüyor. İkincisi, 2002’deki ABD’nin Irak işgali başladığı günden beri ABD’ye karşı direnişi örgütleyen; Kerkük, Erbil gibi kentlere IŞİD taarruzuna karşı ilk harekete geçen Irak’lı Şii güçlerin bölgeden söküp atılması neredeyse imkansız gibi. Dolayısıyla AKP’nin Şii’ler konusundaki bu talebinin aynı zamanda ABD’nin de isteği olduğunu ifade etmek gerekiyor.
Bu haber en son değiştirildi 1 Ekim 2016 11:51 11:51
Pusulamızın bu sayısında NATO’yu ve özelde ise NATO’nun geleceğini masaya yatırdık.
Türkiye'de gerçek bir bağımsız dış politikanın başlangıcı NATO üyeliğinin sona ermesiyle olacaktır. Ancak bu, büyük…
Evet, artık ortak düşman komünizm yok. NATO bileşeni ülkelerinin, çok kutuplu bir dünya kapitalizminde çıkarları…
Çözüm, emperyalizmin bir başka biçimine sığınmak değildir. Çözüm, gerçek anlamıyla bağımsız, barışçıl ve halkların dayanışmasına…
NATO üyeliği, ülkeler için ulusal egemenliğin devredilmesi ve ordunun doğrudan Pentagon’a bağlanması anlamına gelmiştir. Türkiye’de…
TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile düzenlenen eylemde okunan basın metninde temmuz ayında Ankara’da…