Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını anlamlı bir mesaj yayınlayarak kutladı.
Mesajda “Türkiye Cumhuriyeti’nin 23 Nisan ile 29 Ekim gibi temel günlerini savunmak geleceği savunmaktır.” vurgusu yapılırken “İşgalden kurtuluş ve Cumhuriyet Devrimi için başta Atatürk olmak üzere canıyla, emeğiyle katkıda bulunan herkesi şükranla anar, tam anlamıyla laik ve demokratik bir ülke ve dünya amaçlayan herkesi güç birliğine davet ederiz.” denildi.
PEN Türkiye Merkezi’nin 23 Nisan çağrısının tam metni şöyle:
Türkiye Cumhuriyeti’nin 23 Nisan ile 29 Ekim gibi temel günlerini savunmak geleceği savunmaktır.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bağlamında çocuk istismarını tekrar kınar, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni kılavuz alan bir eğitim talep ederiz.
Çocuklarımız kız-erkek eşitliği, araştırmacı ve eleştirel düşünüş, sanat, bilim kültürü, spor ve dünyaya sorumluluk gibi değerler çerçevesinde yetiştirilmelidir.
Laik eğitimde ısrarcıyız. Kız ve erkek çocuklarını doğalarına aykırı olarak birbirlerinden ayrı yetiştirmeye yönelik her türlü girişimin de karşısında olduğumuzun altını çizeriz.
İşgalden kurtuluş ve Cumhuriyet Devrimi için başta Atatürk olmak üzere canıyla, emeğiyle katkıda bulunan herkesi şükranla anar, tam anlamıyla laik ve demokratik bir ülke ve dünya amaçlayan herkesi güç birliğine davet ederiz.
Bu haber en son değiştirildi 23 Nisan 2016 18:22 18:22
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…