19 Mart’ta Miami Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra, kara para aklama, dolandırıcılık ve İran’a uygulanan yaptırımları delme suçlamaları ile çıkarıldığı mahkemede tutuklanan 17/15 Aralık yolsuzluk operasyonun kilit ismi Rıza Sarraf’ın, kefaletle serbest bırakılma duruşması bugün New York’ta yapılacak.
Hürriyet’ten Nafiz Albayrak’ın haberine göre, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi, duruşmaya yine ayaklarından zincirli olarak getirilmesi beklenen Sarraf’ın, kefaletle serbest bırakılma talebini görüşecek. Yerel saatle sabah 10.00’da (TSİ 17.00) gerçekleşecek duruşma, Rıza Sarraf duruşmasının gidişatını belirleyecek. Sarraf’ın avukatı Benjamin Brafman, Sarraf’ın şiddet olaylarına karışmadığı, toplum için herhangi bir tehdit oluşturmadığı gerekçesiyle, 24 saat boyunca özel güvenlik görevlileri gözetiminde ev hapsinde tutulmasını istiyor.
Sarraf hakkındaki iddianameyi hazırlayan New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara ise, Sarraf’ın Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin en üst düzey yöneticileri ile bağlantısı olduğunu ve ev hapsine çıkması halinde bir daha mahkemeye gelmeyeceğini belirterek, kefaletle serbest bırakılma isteğine karşı çıkıyor. Bharara tarafından hazırlanan iddianamede, Sarraf hakkında toplam 75 yıl hapis cezası isteniyor. 33 yaşındaki Sarraf, New York’un Manhattan bölgesindeki Metropolitan Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Bu haber en son değiştirildi 3 Haziran 2016 13:28 13:28
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…