Suudi Arabistan Ordu Sözcüsü Ahmad Al-Assiri “IŞİD’le savaşmak üzere” Suriye’ye kara birlikleri göndermeye karar verdiklerini, bunun geri dönülmez son karar olduğunu açıkladı.
Assiri açıklamasında İran’ın Suriye ve Yemen’de teröristleri desteklediğini ve bundan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Suudi Arabistan’ın Hutiler ve Yemen ordusu karşısında sadece Yemen’de değil, Suudi topraklarında da kaybetmesine rağmen Suriye’de savaşa girme isteği birçok kaynak tarafından şaşırtıcı bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Suudilerin bu kararına karşı, daha önce açıklama yapan İran, Rusya ve Suriye’nin nasıl bir adım atacağı beklenirken Riyad, Türkiye dâhil müttefikleri ile birlikte geçtiğimiz haftalarda Suriye Ordusu’nun Halep’in kuzeyinde kazandığı üstünlükle birlikte, desteklediği cihatçıları canlandırmak üzere güvenli bölge ısrarını da sürdürüyor.
Geçtiğimiz günlerde Riyad’da bulunan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da dâhil olduğu Türkiye heyetininKörfez ülkelerinin üst düzey yönetimleriyle, Suriye’de oluşturulacak cihatçı koalisyona öncülük edecek kara birliklerinin harekâtına ilişkin seçenekleri masaya yatırdığı çeşitli kaynaklarca belirtilmişti.
Washington’un, IŞİD’le mücadelede Arap ülkelerinin yetersiz kaldığını söylemesinin ardından kara birliklerini koalisyonla birlikte savaşmak üzere Suriye’ye gönderebileceklerini açıklayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in esas niyetlerinin Suriye’deki cihatçılara yardım etmek üzere bir müdahale olduğu biliniyor.
Riyad merkezli bir kara harekâtının İran, Rusya ve Hizbullah’ın desteklediği Suriye’nin cihatçı örgütler karşısındaki ilerlemesini yavaşlatması ve İran’ın bölgedeki etkisini sınırlandırması söz konusu.
Suriye’ye girme konusunda kararlı görünen Suudi Arabistan, geçtiğimiz Aralık ayında kurulan ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 35 ülkenin oluşturduğu “Askeri İslam İttifakının” önümüzdeki ay Riyad’da toplanacağını duyurdu. Bu toplantının ana gündeminin ise Suriye’de bir kara harekâtı olduğunu tahmin etmek zor değil. Askeri olarak zayıf olan Suudi ordusu “İslam İttifakının” askeri gücünü de bu harekâta dâhil etmek istiyor.
Suriye devlet güçlerinin ülkede üstünlük sağlayarak ilerlemesi geçtiğimiz haftalarda başta, ABD, Suudi Arabistan, Türkiye ve birçok batılı ülkenin iktidarlarını rahatsız etmiş, Cenevre’deki Suriye görüşmelerine de “muhalefet” temsilcilerinin bu rahatsızlığı nedeniyle ara verilmişti.
Suudi Arabistan ve Riyad destekli “muhalefet” Esad’sız Suriye ısrarını sürdürürken, Riyad, iktidarda kalması durumunda Esad’ı “zorla” iktidardan indireceğini açıklamıştı. Bu ön koşullar ve tehditler düşünüldüğünde, Suudiler’in IŞİD yenilse bile Suriye topraklarını terk etmeye niyetli olmadığını anlamak mümkün.
Bölgedeki gerilimleri büyütecek olan bu hamlenin, Sünni-Şii çatışmasını da açığa çıkararak Suriye merkezli uluslararası bir savaşa neden olma ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Türkiye üzerindenSuriye’ye girmesi planlanan Suudi birliklerinin, IŞİD’le savaşmayı değil, Riyad’ınSuriye’deki cihatçı örgütler üzerinden bir Sünni yönetim bölgesi oluşturma hedefini gözeterek yola çıkacağını da hesaba katmak gerekiyor.
Bu haber en son değiştirildi 13 Şubat 2016 11:54 11:54
Burjuvanın "satıcı ruhu" diline ve davranışlarına işlemiştir; tüm ilişkilerini iş terimleriyle ve ekonomik kategorilerle açıklamaktadır.…
İzmir Konak'ta 2 üniversite öğrencisi, "boykot" yazılaması gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan tutuklandı.
Gaziantep Gaziantep 4. Organize sanayi bölgesinde Eruslu Global fabrikasında çalışan Cüneyt Tişkaya. 'nisan tarihinde yurt…
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…