Syrian children march in the refugee camp in Jordan. The number of Children in this camp exceeds 60% of the total number of refugees hence the name "Children's camp". Some of them lost their relatives, but others lost their parents.
Uluslararası Af Örgütü, Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçarak Türkiye üzerinden Balkan ülkelerine, oradan da Norveç ve Almanya’ya giden 40 kadınla yaptığı görüşmeler sonucunda bir rapor yayımladı. Rapora göre, Avrupa’ya ulaşmaya çalışan sığınmacı kadınlar yolculuklarının her anında sözlü ya da fiziksel cinsel saldırı ve istismara maruz kalıyor.
Çatışma ve savaş ortamında hayatta kalabilmek için ülkelerinden göç etmek zorunda kalan kadınlar, göç yolunda da baskı, şiddet ve korku yaşıyorlar.
Kadınların yalnız ya da beraberlerinde çocuklarla seyahat ettikleri, Macaristan, Hırvatistan ve Yunanistan’da yüzlerce erkek ile aynı odada yatmaya ve aynı banyoyu kullanmaya zorlandıklarına dair verilerin yer aldığı raporda bazı kadınların tuvalete gitmemek için yemek yemeyi bile reddettiği bilgisine de yer veriliyor. Avrupa’ya giden sığınmacıların büyük bölümünün erkek olduğuna dikkat çekilen raporda, sığınmacı kadınların bu nedenle kendilerini savunmasız hissettiği belirtiliyor.
Uluslararası Af Örgütü, hükümetin ve yardım kuruluşlarının da kadın mültecileri korumakta başarısız olduklarına dikkat çekiyor. Af Örgütü’yle konuşan kadın sığınmacılar, geçtikleri hemen hemen her ülkede, insan kaçakçıları ve güvenlik görevlileri tarafından cinsel ilişkiye girmeye zorlandıklarını anlatıyor. Kadın sığınmacılardan biri olan 22 yaşındaki Iraklı kadın, Almanya’daki sivil bir güvenlik görevlisinin, ‘kendisiyle zaman geçirmesi karşılığında yeni giysiler vermeyi’ teklif ettiğini söylüyor. Türkiye’deki Suriyeli bir insan kaçakçısı tarafından cinsel ilişkiye zorlanan bir kadın da “Elbette, ‘Hayır’ dedim. İğrençti. Ürdün’de de hepimizin başına aynı şeyler geldi” ifadelerini kullanıyor.
Bir başka kadın sığınmacı yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “İnsan kaçakçısı beni taciz ediyordu; birkaç kez de dokunmaya çalıştı. Sadece erkek kuzenim etrafta olduğunda uzak duruyordu. Çok korktum, çünkü insan kaçakçılarının, istedikleri parayı ödeyemeyenlere, onlarla birlikte olmaları halinde indirim yaptıklarına dair öyküler duyuyorduk.”
Bir diğer kadın ise “Hiçbir zaman yerleşim birimlerinde, kamplarda uyuma şansım olmadı. Birisinin bana dokunacak olmasından çok korktum. Çadırlarda kadınlı-erkekli kalınıyordu ve bazı şiddet olaylarına tanık oldum. Bu nedenle hareket halindeyken, özellikle de otobüsteyken kendimi daha güvende hissettim. Zira gözlerimi kapatabildiğim ve uyuyabildiğim tek yer otobüstü. Kamplarda kadınların, birilerinin onlara dokunduğu gerekçesiyle şikayet etme hakkı yoktu. Zira yolculuğu aksatmaları istenmiyordu.” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.
BM’nin mülteci kadınlar belgesi
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) belgelerindeki bilgilere göre mülteci kadınlar:
Çatışma sırasında, kaçıştan önce:
Kaçış sırasında
Sığınma ülkesinde:
Geri dönüş sırasında:
Yeniden bütünleşme (Mültecilerin menşe ülkelerinde yeniden normal bir yaşama başlama süreci):
Bu haber en son değiştirildi 19 Ocak 2016 16:14 16:14
Burjuvanın "satıcı ruhu" diline ve davranışlarına işlemiştir; tüm ilişkilerini iş terimleriyle ve ekonomik kategorilerle açıklamaktadır.…
İzmir Konak'ta 2 üniversite öğrencisi, "boykot" yazılaması gerekçe gösterilerek, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan tutuklandı.
Gaziantep Gaziantep 4. Organize sanayi bölgesinde Eruslu Global fabrikasında çalışan Cüneyt Tişkaya. 'nisan tarihinde yurt…
Türkiye Barolar Birliği'nin Ankara'daki genel merkezinde toplanan binlerce avukat 5 Nisan Avukatlar Günü'nde "Savunmanın Bağımsızlığı…
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yarından itibaren elektriğe konut aboneleri için yüzde 25 zam yapılacağını…
‘Komünizm tehlikesine karşı’ ABD öncülüğünde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, 76 yıldır katliamlar,…