İtalyan ANSA haber ajansında yer alan bilgilere göre, 19 Şubat’ta Milano’da 84 yaşındayken ölen Umberto Eco, önümüzdeki en az 10 yıl boyunca ne kendi ne eserleri adına ne de düşünceleri üzerine konferanslar, buluşmalar ve akademik etkinlikler gibi şeylerin düzenlenmesini istemedi.
Söz konusu vasiyetin, 1980 yılında yayımlanan “Gül’ün Adı” adlı romanıyla dünya çapında üne kavuşmuş olan Eco’nun eşi Renate Ramge tarafından, yazarın arkadaşı ve meslektaşı Göstergebilimci Patrizia Violi’ye aktarıldığı belirtildi.
Düşündürücü olduğu kadar, eğlendirici ve şaşırtıcı açıklamalarıyla bilinen Umberto Eco’yu tanıyanlar bu sıra dışı vasiyeti, “Tam onun karakterine uygun bir istek” diye yorumladı.
Patrizia Violi, “Bu da profesörün (Umberto Eco) son şakası” diye niteledi.
Umberto Eco’nun, ölümüne kadar uzun yıllardır çalıştığı Bolonya Üniversitesi Rektörü Francesco Ubertini ise, “Bu fikir, Eco’nun dahiliğinin bir ürünüdür. Bu kararı gülümseyerek ve anlayışla karşıladım, çünkü tam da Eco figürünü yansıtıyor. Hiç şüphesiz ki onun isteğine saygı göstereceğiz” diye konuştu.
Umberto Eco’nun yakın arkadaşlarından Ivano Dionigi de, “Eco bu seçimiyle, başka bir kategoride insan olduğunu bir kez daha gösterdi” ifadelerini kullandı.
ANSA, İtalya’da Eco’nun bu vasiyetinin yerine getirileceğine kesin gözüyle bakıldığını, ancak yurt dışında buna uyulup uyulmayacağının kestirilemeyeceğini yazdı.
Bu haber en son değiştirildi 24 Mart 2016 14:27 14:27
Kınık’taki Polyak Kömür Madeni’nde ücret alacakları ve hak gasplarına karşı eylem yapan işçiler, maden önünden…
TKH, Bahçeli'nin Bakan Tekin'e yönelik destek açıklamasına "Siz çoğunluk değilsiniz! Polis copu ve yargı sopasıyla…
CENTCOM'un Orta Doğu'daki üslerine 300'den fazla jet ve askeri uçak konuşlandırıldı. Washington'ın askeri yığılması dikkati…
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı için erken seçim ve anayasa değişikliği formülleri tartışılırken, kulislerde dikkat…
Balıkesir 9'uncu Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 savaş uçağı, görev uçuşu sırasında düştü.…
Yurttaş egemenliğine dayanan çağdaş ulus devletler, kölelere sabrı ve itaati öğütleyen teokratik rejimlerin yerini almıştır.