Türkiye 15 Temmuz darbe girişimi sonrası cemaat ve tarikatların varlığını daha fazla sorgularken, bu yapıların oluşturduğu gerici tehdidin boyutları da her geçen gün daha fazla gün yüzüne çıkıyor. Ancak bir cemaatler ve tarikatlar koalisyonu olarak da nitelenebilecek olan AKP iktidarı içinse bu yapıların varlığı laiklik için gerçek bir tehdit olması şöyle dursun, bir ‘güvence’ oluşturuyor.
Türkiye’de bu şekilde faaliyet gösteren sayısız dinci yapılanmadan biri olan Uşşaki Tarikatı’nın lideri Fatih Nurullah adlı kişi, “1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu, 2. Osmanlı kuruluyor, onun başı da Tayyip Bey birinci padişahımız olarak gözüküyor” ifadelerini kullandı.
Tarikatının yayın organı olan Nurani TV’de konuşan “Fatih Nurullah Efendi” şunları söyledi:
“Şu anda görünen zuhuratlar o ki, 1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu şu anda. Bunu söyleyen biz değiliz, Avrupa basını. 2. Osmanlı kuruluyor, onun başı da Tayyip Bey 1. padişahımız olarak gözüküyor. Şet kuşatma vazifesi de mutasavvufların. Bu da görüyor ve gösteriyor ki inşallah böyle bir süreç geçecek kanaatim yani. Bir kaos ortamı, bir şey ama son sahne iyi bitirilebilirse, bu iş de biter artık. Tekrar 100 senenin nihayetinde Medine-i Münevver’de kurulan devletin devamı hüviyetindeki bir devletin yeniden ihyasıyla asr-ı saadetin kokularının geldiği bir süreci bu ümmet, bu millet başlatsın inşallah.”
İşte o sözler:
Bu haber en son değiştirildi 24 Temmuz 2019 23:34 23:34
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…