Osmanlı padişahlarından 2. Abdülhamit’in 4. kuşak torunu Orhan Osmanoğlu, Halep’in kuzeyi ve El Bab’ın tapusunun dedesi 2. Abdülhamit’e ait olduğunu öne sürdü.
2. Abdülhamit’in 4. kuşak torunu Orhan Osmanoğlu, “Filistin’den toprak alma 1880’lerde başladı. Sultan, Gazze’ye çok önem verdi. Bunu sadece Filistin’de değil o coğrafyadaki birçok yerde yaptı. Halep’in kuzeyi ve El Bab Sultan Abdülhamid’in tapulu malıdır” dedi. Osmanoğlu, Meram Belediyesi’nin “Abdülhamid Han’ın İzinde Atiyye-i Seniyye” projesinin kapanış programına katıldı.
Sultan Abdülhamid’in Gazze ve Kudüs’ün etrafında bulunan birçok toprağı kendi parasıyla satın aldığını söyleyen Osmanoğlu, şöyle konuştu:
“Filistin’den toprak alma 1880’lerde başladı. Sultan, Gazze’ye çok önem verdi. Bunu sadece Filistin’de değil o coğrafyadaki birçok yerde yaptı. Halep’in kuzeyi ve El Bab Sultan Abdülhamid’in tapulu malıdır. Bizim elimizde bazı belgeler var o kadar hassas yerleri satın almış ki Sultan, Kudüs’ün etrafının neredeyse tamamını almış. Bu hassasiyet çok önemli. Tabii burada Hicaz hattı da önemli. Yahudiler, Sultan Abdülhamid’in aldığı toprakları alamayacaklarını anladı. Yavaş yavaş toprak almalara başlamışlardı ama Sultan Abdülhamid tahta gelince bunu tamamen yasakladı. Sultan, bu toprakların önemini yani yüz sene sonrasını görmüş. Musul ve Kerkük’ü Lozan da kaybettik ama tapuları hala Sultan Abdülhamid’in üzerinedir.”
Bu haber en son değiştirildi 28 Ağustos 2017 20:06 20:06
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…