MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen “Kerkük Sevdalıları ile Buluşma” programında konuştu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Zulme sessiz kalmadık. Sesimizi yükselttik. Feryatları bitirecek irade sefer için hazırdır. 81 Düzce’den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul demenin hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır. Acizler kalbi kararmışlar hemen pusudan başını çıkardı, korkaklar anında gözlerini fal taşı gibi açtı. 84’ü söyleseydik herhalde bunlar çılgına dönecekti”dedi İdlib operasyonu ile ilgili de konuşan Bahçeli, “Sonraki hedef Afrin olmalıdır”ifadesini kullandı.
Kerkük’te olmazsak, o zaman Diyarbakır’ı veririz
Devlet Bahçeli konuşmasında “Irak’ın toprak bütünlüğü bizim için asıldır, önemlidir. Türkiye olarak Irak’ın tartışılmaz toprak bütünlüğünü muhakkak suretle müdafaa etmemiz zorunludur. Hepsinin insanca hayatlarını idame etmesi şarttır. Irak merkezi yönetimi ile ilişkilerimizi ilerletmeliyiz. Eski bir Türkmen atasözünde denildiği gibi; Domuz derisinden post, eski düşmandan dost olmayacağını aklımızdan çıkarmayacağız. Barzani aklını başına almazsa bir gece orada görünmek, bağımsızlıkla ısrar ederse misakı millinin namusunu çiğnetmemek bizim boynumuzun borcudur. Irak parçalandıktan sonra ya Türkmeneli devletleşmeli ya da 82 Kerkük, 83 Musul olmalıdır. Biz Kerkük’te olmazsak işte o zaman Diyarbakır’ı veririz.” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 22 Ekim 2017 23:09 23:09
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…