AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kaldırılan TEOG’un yerine getirilecek yeni sistemin ayrıntılarını açıklayan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ‘itiraf’ gibi bir sözüyle eğitimde iktidarları döneminde de değişmeyen fiyaskoyu gözler önüne serdi.
Yeni sistemin kısa adının “Veli Tercihli Yeni Kayıt Sistemi” olduğunu söyleyen Yılmaz, “Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Öğrencilerin yüzde 90’ı adresine yakın okullara yerleştirilecek” derken, “Ülke genelinde belirlediğimiz sınırlı sayıda okulumuza sadece isteyen 8. sınıf öğrencilerinin gireceği bir sınav hazırladık. Sınav yapacak nitelikli okulları mayıs ayında açıklayacağız. Sınava girmek isteğe bağlı. Bir liseye yerleşmek için bu sınava girmek zorunlu değil. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı. Sadece nitelikli okulları hedefleyenler sınava girebilecek. Merkezi bir sınav olacak. Sınav haziranın ilk hafta sonu yapılacak” ifadeleriyle de, liselerin yüzde 90’ının ‘niteliksiz’ okullardan oluştuğunu kabul etmiş oldu.
Bakan Yılmaz konuşurken MEB’in sosyal medya adresinden dakika dakika tweet’ler halinde paylaşılan sözleri arasında yer alan ‘niteliksizlik’ itirafı, çok sayıda sosyal medya kullanıcısının dikkatini çekti.
Kullanıcılar, bakanın açıklamalarına “MEB’e bağlı ‘niteliksiz’ okullar mı var?, “Niye çocuklarımız ‘niteliksiz’ okula gitsin?” şeklinde ifadelerle tepkisini gösterdi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…