Henüz okuma yazma dahi öğrenemeyecek yaştaki kız çocuklarına başörtüsü bağlatıldığı AKP Türkiyesi’nde başörtülü kadınlar da gericilerin hedefi olmaktan kurtulamıyor.
Geçtiğimiz günlerde Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman’ın, sigara içen başörtülüler için ”Siz benim başımı örttüğüme bakmayın, benden ümidinizi kesmeyin, sizinle paylaşacağım daha çok şeyim var” demeye çalıştığını öne sürdüğü yazısı büyük tepki çekmişti.
Bugün de AKP’nin bir başka yayın organı olan Star’da eski AKP’li vekil Resul Tosun, bazı başörtülü kadınların “boynu ve boğazının göründüğünü” söyleyip, “şeffaf ve dar elbiselerle tesettüre girdiğini zanneden yığınla hanım” olduğundan yakındı.
Tosun’un kadın düşmanı sözleri, gericiliğin bir sınırının olmayacağını bir kez daha gözler önüne serdi.
İşte Resul Tosun’un “Başörtüsü tek ölçü değildir” başlıklı yazısının o bölümü:
“Tesettürün gereklerini yerine getirenleri tenzih ederek belirteyim ki ortalıkta dolaşan birçok başörtülü hanımın başörtüsü tesettür olmaktan çıkmış görünüyor.
Bilgi eksikliğinden mi yoksa özentiden mi bilmem ama başörtülüleri de töhmet altında bırakan bir giyim tarzı arz-ı endam ediyor maalesef.
Boynu boğazı görünen, şeffaf veya son derece dar elbiselerle tesettüre girdiğini zanneden yığınla hanım var.
Hz. Peygamber bu şekilde giyinenleri ‘kasiyat ariyat’ yani giyinik çıplaklar diye tarif etmiştir.”
Bu haber en son değiştirildi 15 Ağustos 2017 19:57 19:57
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…