Onbinlerce kişinin yaşamını yitirmesine yol açan 17 Ağustos Depremi’nin 18. yıldönümü öncesi bilim insanları büyük İstanbul depremi için uyarılarda bulunmaya devam ediyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Şengör, beklenen İstanbul depremi için “Türkiye’nin durumu deprem açısından bakıldığında tam bir felaket ve bu felaket geldiğinde Türkiye bağımsızlığını kaybedecek…” ifadelerini kullandı.
Habertürk‘e konuşan Şengör’ün ilgili açıklamalarından bazı bölümler şöyle:
“Türkiye depreme hazır değil. Özellikle İstanbul’u vuracak bir deprem için. İstanbul’da bir sel olduğunda, kar yağdığında hiçbir yere gidemezsiniz. Deprem olduğu zaman İstanbul’u nasıl besleyeceksiniz? Yaralılara nasıl hizmet götüreceksiniz, insanlar nereye sığınacak? Hareketli iskelelerimiz hazır mı? Denizden besleyebilir miyiz İstanbul’u? Yapacak fazla bir şey yok, felaketi bekliyoruz. Bu felaket geldiğinde Türkiye bağımsızlığını kaybedecek. Muhtaç olacak. Yardım için Avrupa’ya el açacaksınız! İstanbul’un yıkıldığını düşünebiliyor musunuz? Hangi gelirle ayağa kalkacak? Hangi uzmanlıkla kaybolmuş, zarar görmüş, kültürel varlıklar tamir edilecek? Marmara’da yapılanlar şöyle başladı. Önce deprem güzergâhını dolaştık. Deprem fayı Marmara’nın altına giriyordu. En son adam gibi çalışmaları Abdülhamid zamanında Ruslar yapmıştı. Bir proje yapmaya karar verdik. 2000 yılında bir subay gemisi gelmişti. Avrupa’dan da büyük paralar alınmıştı. 90’lı yıllardan beri Naci Görür ‘Türkiye’de denizleri çalışmalıyız, Türkiye’de bir sürü gemi var, araştırma yapılmıyor’ diyordu. Naci Görür’ü projenin koordinatörü yaptık. Bir sürü gemi geldi. Şu anda Marmara dünyanın en iyi bilinen iç denizi oldu. Ama buna Türkiye’nin katkısı sıfıra yakın oldu. Araştırmayı yapan uzmanların yüzde 90’ı İTÜ’dendi. Sismografların yerleştirilmesi için Naci Görür İBB’den 388 bin TL istedi. Son güne kadar beklediler ve ‘Hayır’ dediler. Bu şartlar altında Türkiye’nin depreme hazır olması mümkün olamaz. Buna rağmen İTÜ, MTA ve Kandilli Rasathanesi elinden geleni yapıyor. ‘Türkiye faal fayları’ haritası hazırlandı ama bunu hazırlayan kişi uygulanan kötü politikalar yüzünden MTA’dan ayrıldı.
Binaların yarısı gidecek
Bu depremin şiddetine baktığımızda sahillerde Yeşilköy’de, Tuzla’da depremin şiddeti 10’u buluyor, diğer sahil bölgelerinde 8’i buluyor. Bu, binaların yarısı gidecek demektir. Depremin şiddeti 10’u bulduğu zaman ayakta neredeyse bina kalmıyor. İstanbul’un üzerinde kurulduğu jeolojinin özelliklerinden, yapı envanterinin kötülüğünden ve hâlâ yüklenen nüfus nedeniyle bir felaket ve çılgınlık. İstanbul’u 7.6’lık bir deprem vurduğu zaman başa çıkmanız mümkün değil. Türkiye batıya doğru senede 2.5-3 santimetre kayıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin batısı bir elin parmakları gibi genişliyor. Bölgedeki depremler bu açılmanın yarattığı depremlerdir. 1999’daki İzmit ve Düzce depremine kadar ‘Depremler birbirlerini tetiklemez’ deniyordu. Bu depremlerden sonra patır patır depremler olmaya başladı. Yunanistan’da, Ege Denizi’nin içinde, Batı Anadolu’da. Uzun süre depremin nakledilebileceğine inanılmadı…”
Bu haber en son değiştirildi 19 Ağustos 2017 23:52 23:52
Yeni Ülke Dergisi, bir yandan ülke ve dünyadaki gelişmeleri analiz etmeye diğer yandan önümüzdeki mücadele…
Başbakan Edi Rama ilk etapta "endişelenecek bir şey yok, proje henüz onaylanmadı" diyerek mesafeli bir…
Emperyalizmin savaş örgütü NATO'nun 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenleyeceği zirve nedeniyle Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı…
CHP'nin mahkeme kararıyla atanan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde kendisine destek veren bir…
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş 'mutlak butlan' sonrası tartışmaları ve politik gelişmeleri değerlendirdi.
Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, "Bedeller ödeyeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz"…