Eski Başbakan ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, başbakan olduğu dönemde Rıza Sarraf’ın kendisiyle görüştüğü ve güvence istediği iddiasını yalanladı.
Karar‘da yer alan habere göre, Davutoğlu’nun basın ofisinden yapılan açıklamada ilgili bölüm şöyle:
“Amerika’da bir davada sanık iken tanık olarak ifade veren şahsın herhangi bir güvence talebi Sayın Davutoğlu döneminde Başbakanlığa intikal etmemiş, kendisinden böyle bir talepte bulunulmamıştır.
Ayrıca Sayın Davutoğlu’nun anılan şahısla 17/25 Aralık’tan önce de sonra da, doğrudan ya da dolaylı hiç bir teması, görüşmesi, iletişimi gerçekleşmemiştir.
Türkiye’yi daha önce farklı süreçlerle hedef alanların mevcut davayı da ülkemiz aleyhine kullanmak, milli iradeyi operasyonel amaçlarla tahakküm altına almak niyetlerine karşı uyanık olmak herkesin ortak vazifesidir.”
Özdağ sormuştu
Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına konuk olan İP Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, Rıza Sarraf-Davutoğlu görüşmesi iddiasını gündeme getirmişti.
Özdağ, “Ahmet Davutoğlu’nun cevaplaması gereken bir soru var. Hakikaten suçlama yapmıyorum ama soruyorum. Reza Zarrab, Ahmet Davutoğlu’na başbakanken gitmiş ve İran istihbarat servisinin kendisini infaz edeceğini, bunun için korunması gerektiğini söylemiş. Davutoğlu da böyle bir koruma sağlayamayacaklarını söylemiş. Bu doğru mudur, değil midir? Sayın Davutoğlu açıklasın” demişti.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…