Recep Tayyip Erdoğan, sonunda CHP’nin başlatmış olduğu Adalet Yürüyüşü’nü diline doladı. Adalet Yürüyüşü’ne dair tepki gösteren Erdoğan, “Yargının verdiği karara saygı duymak zorundasınız. Kimse yargıyı baskı altına alamaz” dedi.
AKP’nin düzenlediği iftar etkinliğinde Adalet Yürüyüşü’nü hedefe oturtan Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin düzenlediği yürüyüş için, “Bunlar da tabii bu yolları yürümekle aşındıramayacaklar ancak ellerindeki ‘adalet’ levhalarını, levhalar bile utanır bunlardan. İstismarla adalet aranmaz” diye konuştu.
Erdoğan Adalet Yürüyüş’ü ile ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi birileri yürüyor, sokak, cadde filan. Aynen Demirel’in dediği gibi ‘Yollar yürümekle aşınmaz.’ Bunlar da tabii bu yolları yürümekle aşındıramayacaklar ancak ellerindeki ‘adalet’ levhalarını, levhalar bile utanır bunlardan, istismarla adalet aranmaz.
Kimse yargıyı baskı altına alamaz. Yargıyı baskı altına almaya çalışanlar aynı durumla karşı karşıya kalabilirler.
Siz bu ülkede, parlamentonun kahir ekseriyetine sahip olan AK Parti’nin kapatılması davalarının açıldığı o günlerde ‘Ankara’da da yargıçlar varmış’ diye sokaklara dökülen adamlarsınız. Şimdi kalkıp utanmadan, sıkılmadan AK Parti’yi adaletsizlikle veyahut da adalet noktasındaki sıkıntıları yaşayanların yanında yer almamakla suçluyorsunuz. Karar yargınındır, yargının verdiği bu karara da saygı duymak zorundasınız.”
Bu haber en son değiştirildi 20 Haziran 2017 16:37 16:37
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…