AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında uyum yasaları toplantısı yapıldı. Toplantıda seçim barajının yüzde 10 olarak kalmasının kesinlik kazandığı ifade edildi.
AKP’li Cumhurbaşkan Erdoğan, partisinin kurmayları ve hukukçu milletvekilleriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda seçim yasasında değişiklik öngören uyum paketi ele alındı.
Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın aktardığına göre, Erdoğan, çifte adaylık olabileceği noktasındayken, müzakerelerin sonunda sakıncaları ortaya konulunca, doğrusunun tek adaylık olduğu görüşü ağırlık kazandı. Bunun gerekçeleri de “Yasama ve yürütme ayrı olduğu için çifte aday olamaz. 600 milletvekili için seçim yapılacak. Birisi cumhurbaşkanı seçilirse, 599 milletvekili olmaz. Doğrusu sistemde, bir kişinin tek bir makama aday olmasıdır” diye anlatıldı.
Kamuoyunun beklediği ‘seçim ittifakı, seçim barajı ve daraltılmış bölge’ konuları ise sınırlı müzakere edildi. Erdoğan’ın yüzde 10 seçim barajının korunmasından yana açık tavır sergilediği öğrenildi. Seçim ittifakların bugünün konusu olmadığı, daha sonra üzerinde çalışılarak diğer partilere sunulabileceği konuşuldu. MHP, barajın düşürülmesi için çağrıda bulunmuştu.Partide oluşan görüşe göre, seçim ittifakı, mevcut seçim yasasındaki gibi ‘örtülü’ değil ‘açıktan’ yapılabilecek. Seçim ittifakının, seçim pusulasında ittifak yapan partilerin isimleri belirtilerek yazılmasının daha doğru olduğu ifade edildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…