Reklam
Kategoriler: İç Açı

İstanbul Boğazı’ndan geçen ‘Afalina’ türü yunus av tüfeği ile katledildi

Reklam

İstanbul’da Tarabya sahiline vuran ‘Afalina’ türü yunusun av tüfeği ile yakın mesafeden vurularak katledildiği belirlendi.

Yetişkin ve erkek olduğu öğrenilen yunusta 100’den fazla saçma bulunurken, koruma altındaki yunusu katleden kişilerin tespit edilmesi ve haklarında yasal işlem başlatılması için ihbarda bulunuldu.

İstanbul Boğazı’na beslenmek, Karadeniz’e veya Marmara’ya geçmek ya da sadece zaman geçirmek için her bahar veya yaz mevsiminin başlangıcında yılın diğer dönemlerine oranla daha fazla görülen yunuslar özellikle bu yıl, hemen her gün vapur yolculukları sırasında veya sahildeki restoran ve kafelerden sürü halinde geçiş yaparken görülebiliyor. Uzmanlar yunusların sağlıklı bir denizin göstergelerinden biri olduğu için, Marmara Denizi ve Karadeniz’in hala nispeten iyi durumda olduğunu belirtirken, Karadeniz popülasyonu ‘Nesli tehlikede’ olarak tanımlanan yetişkin 214 santimetre uzunluğundaki erkek bir Afalina türü yunus, 4 Haziran’da Tarabya sahiline ölü olarak karaya vurdu.

Başında 100’den fazla saçma bulundu

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) uzmanları tarafından Beykoz’da nekropsisi yapılan yunusun av tüfeğiyle katledildiğini tespit edildi. Yunusun başındaki yarada 100’den fazla saçma ve av fişeğinin içerisinde bulunan saçmaların ileri gitmesine yarayan tapa bulundu. Bu parçanın doku içinde bulunmasından dolayı atışın çok kısa sayılabilecek 1.5- 2 metreden yapıldığını ortaya koydu.

İstanbul Üniversitesi (İ.Ü) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim üyesi ve TÜDAV Danışmanı Dr. Ayaka Amaha Özturk, “Kıyıya vuran ölü yunusun daha önceden iyileşen yaralarından ve başındaki yağ tabakasında bulunan eski saçmalardan dolayı, daha önce başından bir kez daha vurulduğu ancak bu yaşına kadar hayatta kaldığı anlaşıldı. Nekropsi sırasında yunusun ölümcül yarası dışında afalinanın sağlıklı ve normal bir yapıya sahip olduğu, midesinin dolu olduğu tespit edildi. Büyük ihtimalle Karadeniz’de veya İstanbul Boğazı’nın kuzeyinde vurulan yunusun, Marmara Denizi’ne olan üst akıntıyla Tarabya’ya taşındığını tahmin ediyoruz” dedi.

Teknelere tüfek yasağı

Dr. Ayaka Amaha Özturk, koruma altındaki yunusun katledilmesi ile ilgili olarak yetkili kurumlara Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden ihbarda bulunduklarını bildirdi. TÜDAV’ın başvurusunda ayrıca tüm balıkçılık ve liman yetkililerinden teknede av tüfeği bulundurma izinlerinin kontrol edilmesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan, tüm balıkçı teknelerinde her türlü yivli/yivsiz, ruhsatlı/ruhsatsız silah/tüfek bulundurulmasını yasaklaması ve amatör/ticari amaçlı su ürünleri avcılığı tebliğlerine ivedi olarak bu maddenin eklenmesini istendi. TÜDAV, aynı zamanda bu tür kasti öldürme vakalarında ilgili bakanlıkların ve valiliklerin, konu hakkında sağlıklı bilgi verecek kişiler için ortaya bir ödül koyması, cezaların artırılarak caydırıcı hale getirilmesi isteklerini de yineledi.

İlk değil

Yunusların at tüfeği ile katledilmesine İstanbul Boğazı’nda ilk defa karşılaşılmıyor. 26 Mayıs 2015 tarihinde Bebek sahilinde ölü olarak bulunan yunusun da en az bir kere yan tarafından vurularak öldürüldüğü tespit edilmişti. Vücutta 6 saçma deliği görülmüş ve nekropsi sırasında bir adet saçma çıkartılmış, failler yakalanamıştı. (DHA)

Bu haber en son değiştirildi 17 Haziran 2017 16:12 16:12

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam