Türkiye Komünist Hareketi (TKH) dün Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın, Ankara’daki büyükelçiler konferansında yaptığı konuşma üzerine bir açıklama yayınladı.
Milli Savunma Bakanı’nın Türkiye ile NATO arasındaki ilişkilerin sürekliliğini ifade ettiği ve bağların kuvvetli olduğuna vurgu yaptığı konuşmaya dair, TKH tarafından yayınlanan “Yandaşın ‘ABD ile savaşıyoruz’ yalanı bitmiştir!” başlıklı açıklama şu şekilde:
“Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Ankara’daki büyükelçiler konferansında NATO konusunda açık olarak şunları söylemiştir:
‘Türkiye, NATO’nun önemli bir üyesidir. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahiptir ve Türkiye, NATO’ya verdiği tüm taahhütlerine bağlıdır. Rusya ile ilişkilerimizin gelişiyor olması, NATO ile bağlarımızın zayıflayacağı anlamına gelmez.’
Bu sözler, AKP’nin işbirlikçiliğinin kanıtıdır.
Kaç aydır ‘Türkiye’nin büyük güçler tarafından kuşatıldığını’, ‘üst aklın tezgahlar kurduğunu’, ‘Türkiye’nin ABD ile savaştığını’ yazanlar halka yalan söylemektedir.
AKP, iktidarını korumak için büyük bir yalan ve propaganda makinesine dönüşmüştür.
AKP yalanlarına kanma!
AKP’nin aslında ABD ile savaştığını söyleyenlere inanma!
AKP ve yandaşlarının iktidarda kalmak için her yalanı söyleyebileceğini aklından çıkarma!
Bilinmelidir ki, ülkemizi NATO’dan çıkartacak, İncirlik’i kapatacak tek güç komünistlerdir!”
Bu haber en son değiştirildi 15 Ocak 2017 15:54 15:54
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…