Düzen siyasetinin sağının çiçeği burnunda partisi İ.P’nin Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin ilk resmi programı için gittiği Bitlis’in Ahlat ilçesinde emperyalizmin savaş örgütü NATO’yu savundu.
Ahlat’ta tarihi Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akşener, partisinin programında yer alan NATO üyeliğinin devamı savunulan ifadelerle ilgili olarak “NATO üzerinden İYİ Parti’ye vurmalarını kahkaha ile karşılıyorum” dedi.
Partisine yakın Yeniçağ‘da yer alan habere göre, “NATO eleştirilerini son derece saygıyla ve istifade edilir bir bakış açısıyla karşılıyorum.” diyen Akşener, NATO’ya üyeliği neden savunduklarını açıklamak yerine diğer düzen partilerinin de aynı konumda olduğunu söyleyerek “Ama siyasi partilerin mensuplarının ve yöneticilerinin, liderlerinin NATO üzerinden İYİ Parti’ye vurmalarını kahkaha ile karşılıyorum. Yani bu siyasi partilerin programlarından NATO’dan çıkacağız diye bir ibare var mıdır? Ya da AKP NATO’dan çıkmak için bir karar mı almıştır? Bu kararı almışsa Meclis’e mi getirmiştir? Meclis’e getirmişse bizim milletvekili arkadaşlarımız görmemiş midir? Ya da onların aksine oy mu kullanmıştır?” diye konuştu.
Akşener konuyla ilgili sözlerine “Ben bu konuda siyasi partileri açık net tavır koymaya davet ediyorum. Bizim tavrımız net.” diyerek devam etti.
“En üst şemsiye olarak NATO”
Akşener ve partisinin programında NATO ile ilgili ‘net tavır’ şu ifadelerle ortaya konuluyor:
“Türkiye, İkinci Dünya savaşından sonra kurulan dünya düzeni içinde Batı kurumları içinde yer almıştır. Ülkemizin savunma politikası da Batı güvenlik sistemine entegre olmuştur. Savunma politikasında en üst şemsiye olarak NATO bulunmaktadır. Türkiye’nin NATO şemsiyesinde olması milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel değildir. NATO bir askeri-siyasi yapılanma olup aynı zamanda üyelerinin savunma ihtiyaçlarını da karşılamaktadır. Türkiye’nin bu ittifaka üyeliği diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkarları ve ulusal güvenliğinin gereği kuracağı ilişkilere ve işbirliği çabalarına aykırı değildir.”
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…