AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi ile imzaladığı protokolün ardından 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gece yerleşkede yapılan ağaç kıyımına ortak olan ODTÜ Rektörü Mustafa Verşan Kök, protokülü imzalarken yolun genişliğinin ne kadar olacağını bilmediğini söyledi.
Rektör Kök’ün 3 bin 697 ağaç kesilirken sadece 297’sinin taşındığını söyleyerek Gökçek’i yalanlarken, kıyım işlemine geceyarısı başlanmasının nedeni için ise “Göze soka soka yaparak herkesi daha fazla rahatsız edebilirdi. Öğrenci ve öğretim üyelerimizin istenmeyen çatışmalarla incinmesine sebep olabilirdi” demesi, yapılan hukuksuzluğun da yeni bir itirafı oldu.
Cumhuriyet‘e konuşan ODTÜ Rektörü’nün ‘şaka gibi’ açıklamalarından bazıları şöyle:
‘Hayır’ desek de olacaktı
Bir kere tüm yasal süreçleri kaybettiğimiz ve itirazlarımız reddedildiği için sonuçta bu yol zaten yapılacaktı. Buna tabii ki de itiraz edebilirsiniz ama ‘ben bu yolu yaptırmam’ dediğiniz zaman, onun karşılığını da yapmanız lazım. 1971’de yaşananları göz önüne alırsak, bizim üniversite olarak önceliğimiz hiçbir öğrencimizin bu takım süreçlerin içinde olmasını, zarar görmesini istemeyiz. Bu yeni bir kültür olarak, uzlaşma ve anlaşma kültürü de önemli. Biz ‘hayır’ desek de kanuni olarak bu yol yapılacaktı. Biz burda işi protokole dökerek üniversite açısından bir kazanıma dönüşmesini istedik.
Bu kadar geniş olacağını bilmiyordum
Biz sürecin protokole uyup uymadığını tespit etmek için ilk andan itibaren yol yapım çalışmalarını takip ediyoruz. Yolun açılabilmesi için dönüş olacağı yerlerde yaptığımız incelemelerde yolun genişliğinin 135 metreye çıktığını gördük. Yol bittiği zaman 40 metrelik bir genişliği olacak. 135 metreye çıktığı 3 nokta var. Portokol imzalanırken bu kadar genişlik olacağını bilmiyordum.
Çatışma olmasın diye gece yaptık
İmzaladığımız saat itibarıyla süreç Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeydi. Birinci neden şehir trafiği. 400 aracı, kamyonu, iş makinesini gündüz trafiğinde getirip çalıştırmanız imkansız. İkincisi ise gündüz yapılması, göze soka soka yaparak herkesi daha fazla rahatsız edebilirdi. Öğrenci ve öğretim üyelerimizin istenmeyen çatışmalarla incinmesine sebep olabilirdi. İlk 2 gün dışında TOMA ve polislerin üniversite arazisinde olmaması gerektiğini belirttim ben belediye’ye ancak ilk iki gün güvenlik itibarıyla olması gerektiğini düşünüyorum. Bizim temel yaklaşımımız öğrencimizin bu sürecin dışında tutulması.
Bu haber en son değiştirildi 25 Eylül 2017 16:01 16:01
İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…
Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…
Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…
Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…
AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…
İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…