Ozan Ekiz/Ahmet Görmez – Gazete MANİFESTO
İzmir’in Bornova ilçesinde üniversiteli Günhan Ö., Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Zülal Tütüncü’yü evinde bıçaklayarak katletmişti.
Yakınlarını ve arkadaşlarını yasa boğan cinayetin ardından, Zülal Tütüncü için sınıf arkadaşları Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin önünde anma gerçekleştirdi.
BASIN AÇIKLAMASINA İZİN VERİLMEDİ
Dekanlık tarafından görevlendirilen öğretim üyesi durumun acısını bildirerek taziye dileklerinde bulundu. Sonrasında açıklama yapmak isteyen sınıf arkadaşlarına yönelik ise ‘görevli’ öğretim üyesi, ”Aramızda yaptığımız görüşmede böyle bir şey konuşmadık” dedi. Zülal’in sınıf arkadaşları ise ”Bu anma sizin için bir yas, bizim için ise bir sitemdir” diyerek öğretim üyesine karşı çıktı. Öğretim üyesinin karşı çıkmasına rağmen sınıf arkadaşları basın açıklamasını gerçekleştirdi.
”İSYANIMIZI ALIP GELDİK”
Sınıf arkadaşları adına yapılan açıklamada kadın cinayetlerine değinilerek ”Biz buraya isyanımızı alıp geldik ve bu isyanımız amfilerden sokaklara taşacaktır. Bugün burada bize konuşma yaptırmak istemiyorlar. Önümüzde iki tercih var: Konuşmak ya da öldürülmek.” denilirken, medyada kadın cinayetlerini meşrulaştıran haberlere ve ataerkil söylemlere dikkat çekildi.
Öğrenciler, Zülal’in katline ilişkin davanın takipçisi olduklarını belirterek ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.
ANMAYA ÖĞRETİM ÜYELERİNDEN DE DESTEK VARDI
Öğrencilerin ardından Ege Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şerife Yalçınkaya basın açıklamasına dahil oldu. Ege Üniversitesi’nin öğretmeniyle ve öğrencisiyle birlikte bu olay için dayanışma içerisinde olduğu belirten Yalçınkaya, kadınların susturulamayacağını ekleyerek kadın cinayetlerinin politik olarak değerlendirilmesi gerektiği söyledi. Basın açıklaması ve anma, sloganlarla birlikte son buldu.
Bu haber en son değiştirildi 20 Aralık 2017 16:36 16:36
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…
Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…